Logo
3,7485
(% 0,02)
4,6557
(% 0,13)
Logo

Tespit Komisyonları, Feragat Dilekçesi Vermeyen İşçilere İlişkin Sorgulamayı Nasıl Yapacak?

Kadroya geçmek için başvuran işçinin, daha önce çalıştığı kamu kurumlarına yönelik davası veya icrası varsa bu durum nasıl tespit edilecek? Tespit Komisyonları bu sorgulamayı nereden yapacak? Davasını veya icrasını gizleyerek hak sahibi kapsamına giren işçinin bu durumu, Tespit Komisyonları açısından sorumluluk doğurur mu?

Kamu İşçileri Tespit Komisyonları, Feragat Dilekçesi Vermeyen İşçilere İlişkin Sorgulamayı Nasıl Yapacak?

Taşeron işçilerin kadroya geçebilmeleri için kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik davalarından ve icra takiplerinden bütün sonuçlarıyla birlikte vazgeçmesi gerekmektedir. İşçilerin dava ve icra takiplerinden vazgeçmiş olmaları, sürekli işçi kadrosuna alınmaları sürecinde en çok üzerinde durulan noktalardan biridir. Hem 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de (KHK) hem de bu KHK’nın uygulama usul ve esaslarını belirleyen Tebliğ’de işçilerin açtıkları davalardan ve icra takiplerinden feragat etmesi önkoşul olarak sayılmaktadır.

Tebliğe göre hak sahipliği kapsamı belirlenirken işçinin idarelere karşı açtıkları davalardan ve icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunması gerekmekte, başvuru aşamasında ise mahkeme veya icra dairesi bilgileri ile esas sayısı belirtilen ayrıntılı dilekçesi alınmalıdır.

Tebliğ’in ilgili hükümleri şöyledir;

Makalenin PDF halini indirmek için tıklayınız.

Hak sahipliği açısından kapsamın belirlenmesi

  1. c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak idarelere karşı açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair idareye yazılı beyanda bulunmak,

Başvuruda istenen belgeler, başvuru şekli

MADDE 7 – (1) Kapsamda olanlardan istekliler, Ek-1 sayılı başvuru formunu eksiksiz doldurarak örnek-1 dilekçeyi de eklemek suretiyle 11/1/2018 tarihi mesai bitimine kadar idaresinin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurur.

Bu hükümde bahsi geçen örnek-1 dilekçesinde işçi, idarelere yönelik davalarından ve icra takiplerinden vazgeçtiğini yazılı olarak beyan etmektedir. Bu beyandan davanın görüldüğü mahkeme ve dava esas sayısı ile icra dairesi ve esas sayısının ayrıntılı şekilde bulunması gerekmektedir. İşçinin birden fazla dava veya icra takibi bulunması halinde, her birinin esas ve takip numarasını ayrı ayrı vermesi gerekmektedir.

Görüleceği gibi kadro başvurusu yapan işçilerin taşıması gereken şartlardan biri de, idarelere yönelik davalarından ve icra takiplerinden vazgeçtiğini yazılı olarak beyan etmesidir.

İŞÇİNİN DAHA ÖNCE ÇALIŞTIĞI KURUMLARA YÖNELİK DAVALAR NASIL TESPİT EDİLECEK?

Taşeron işçilerin yıllar içerisinde açmış oldukları pek çok dava söz konusudur. Bu davalar hali hazırda çalıştıkları kurumlara yönelik olabildiği gibi daha önce çalıştıkları kurum veya bunların iştiraklerine karşı da olabilmektedir.

Bu aşamada, hak sahiplerinin kimler olduğunu belirlemekle görevli Tespit Komisyonları, kadro başvurusu yapan işçinin daha önce çalıştığı kamu kurumlarına yada bunların iştiraklerine yönelik davasının veya icrasının bulunup bulunmadığını nasıl tespit edecektir? İşçi daha önce çalıştığı kurumlara ilişkin dava veya icrasıyla ilgili beyanda bulunmamışsa bu durum nasıl belirlenebilir?

İşçinin beyanı esas alınarak işlem tesis edilmesi durumunda, bu beyanın doğru olmama ihtimaline karşın Tebliğ’in öngördüğü şartlar taşımayan kişilere başvuru imkanı sağlanmış olacaktır.

TESPİT KOMİSYONLARININ SORUMLULUĞU DOĞAR MI?

Doğru beyanda bulunmayarak davasını veya icra dosyasını gizlemek suretiyle kadrolu işçi olan kişilerle ilgili olarak Tespit Komisyonlarına sorumluluk yüklenebilir mi? Çünkü Tebliğ’in 16. Maddesi’nin son cümlesi şu şekildedir: “Şartları taşımayanları geçici 23 üncü madde hükmünden yararlandıranların sorumlulukları saklıdır.”

Pratikte Tespit Komisyonlarının işçilerin daha önce çalıştığı kurum veya bunların iştiraklerine karşın açtığı dava yada icra takiplerinden haberdar olmaları zor görünmektedir. Ancak teorik olarak Tespit Komisyonları açısından, yanlış beyanla hak sahipliği kapsamına giren işçilerle ilgili olarak sorumluluk doğabilecektir. Çünkü yukarıda detaylı anlatmaya çalıştığımız gibi, kimin hak sahibi olup olmadığını tespit görevi Tespit Komisyonu’na aittir. Bunun hangi yöntem veya usullerle yerine getirileceği ise açıklığa kavuşturulmamıştır.

KADROYA GEÇSE DE BÜTÜN HAKLARI İPTAL OLACAK

Öte yandan kadroya geçme şartlarını taşıyan işçiler, sınavlarda başarılı olmalarının ardından kadroya geçebilmek için feragat dilekçeleriyle, ilgili mahkemeden feragat nedeniyle davanın reddine dair kararın onaylı örneğini getireceklerdir. Aynı şekilde icra takiplerinden feragat ettiklerine dair belgeyi veya feragat nedeniyle icra takip dosyasının işlemden kaldırıldığına dair İcra Müdürlüğü kararını ibraz edeceklerdir.

Ayrıca kadro karşılığında idarelerden herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağına ve bu haklarından feragat ettiğine dair sulh sözleşmesini idareye ibraz ederek kadroya geçebileceklerdir.

Tebliğ’e göre sürekli işçi kadrosuna geçirilenlerden şartları taşımadığı tespit edilenlerin, herhangi bir tazminat ödenmeksizin istihdamına son verilir. Yanıltıcı bilgi ve belge sunmak suretiyle kadroya geçenlere istihdam süresince yapılan ödemeler de genel hükümlere göre tahsil edilir. Ayrıca

Sürekli işçi kadrosuna geçirilenlerden şartları taşımadığı tespit edilenlerin herhangi bir tazminat ödenmeksizin istihdamına son verilir. Yanıltıcı bilgi ve belge sunmak suretiyle bu madde hükümlerinden yararlandığı tespit edilenlere istihdam süresince yapılan ödemeler genel hükümlere göre tahsil edilir. Şartları taşımayanları geçici 23 üncü madde hükmünden yararlandıranların sorumlulukları saklıdır.

Bu nedenle davasını yada icrasını gizlemek suretiyle kadroya geçen işçilerin kalıcı olarak hak elde etmeleri mümkün olmayacaktır. Ancak bu durum, hak sahibi olmayan kişilerin Tespit Komisyonları tarafından kadro imkanından yararlandırılmış olması sonucunu değiştirmeyecektir.

Sonuç olarak Tespit Komisyonları açısından, işçilerin daha önce çalıştıkları kurumlara veya iştiraklerine açtıkları davaları tespit edememe ve bu nedenle sorumlu olma tehlikesi söz konusudur.

Makalenin PDF halini indirmek için tıklayınız.
YASAL UYARI 
Bu çalışma Kamutech Yazılım A.Ş. mevzuat grubu uzmanları tarafından hazırlanmıştır.
Makalenin her türlü yayın hakkı Kamutech Yazılım A.Ş.'ye aittir.
Kaynak göstermek ve link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.

Kamu İşçileri Tespit Komisyonları, Feragat Dilekçesi Vermeyen İşçilere İlişkin Sorgulamayı Nasıl Yapacak?  

 

YORUMLAR

    İhsan Gezer dedi ki:

    Tarık Bey, suç duyurusu ile ilgili bölüm, Tebliğ’in başka bir bölümünde, gerçeğe aykırı beyanla başvuru yapılması halinde öngörülmektedir. İlgili Madde şu şekildedir; “İnceleme neticesinde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilenlerin başvuruları geçersiz sayılır ve sınava alınmazlar. Bunlar hiçbir hak talep edemez ve kasıtlı olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.”
    Ancak bu yaptırım, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra şartları taşımadığı tespit edilenlere uygulanacak işlemler kısmında zikredilmemektedir. Ancak size katılıyorum. Bu kişiler hakkında, Tebliğ’deki genel hükümler çerçevesinde suç duyurusunda da bulunulması gerekir….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklamı Kapat ▲