Yargıtay, Avans Tartışmasına Son Noktayı Koydu!

Yargıtay’a Göre Avans Alamayan İşçi, İstifa Ederse Kıdem Tazminatını Hak Eder Mi? Borçlar Kanunu’ndaki Avans Maddesini Nasıl Değerlendirmek Gerekir? İşveren, İşçinin Avans Talebini Karşılamak Zorunda mıdır?

Çalışma hayatında en sık karşılaşılan ve işçilerin en çok merak ettiği hususlar, şüphesiz ki parasal hak ve menfaatleridir.

Çoğunlukla ay sonunu getirmekte zorlanan işçiler, zaman zaman işverenlerden avans talep etmektedir.

Bilindiği gibi avans; işçinin maaş döneminden önce, bir diğer ifade ile henüz hak etmeden aldığı ödemedir.

Peki işveren, işçinin avans talebini karşılamak zorunda mıdır?

İşverenin avans talebini karşılamadığı işçi, istifa ederek kıdem tazminatına hak kazanabilir mi?

Borçlar Kanunu’ndaki avans maddesini nasıl değerlendirmek gerekir?

İŞ KANUNU’NDA AVANS DÜZENLEMESİ VAR MI?

Çalışma hayatıyla ilgili ana kaynak, 4857 sayılı İş Kanunu ve bu Kanuna göre düzenlemiş olan ikincil (yönetmelik, tebliğ, genelge vs.) mevzuattır.

İş Kanunu’nun ücret ve ücretin ödenmesini düzenleyen 32. Maddesinde, “Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.” denilmektedir.

İşçi, aksi bir düzenleme yapılmamışsa ancak çalışılan ayı takip eden aybaşında ücretini talep edebilir. Dolayısıyla İş Kanunu’na göre ay dolmadan işçinin ücret talep etme hakkı yoktur. İşçi talep etse de işveren bu talebi karşılamak zorunda değildir.

Yargıtay içtihatları bakımından da; 4857 sayılı Kanun'a göre ücret en geç ayda bir ödeneceğinden, İş Hukuku Mevzuatında ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığından, ücret çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale gelmektedir. Fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri de normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti ise sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelir. (22. Hukuk Dairesi, 2017/31812 E., 2020/8389 K.)

İş Kanunu’nda avans ödenmesine ilişkin başkaca da bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla 4857 sayılı Kanun’a göre işverenin avans ödeme yükümlülüğü yoktur.

BORÇLAR KANUNU’NDAKİ AVANS DÜZENLEMESİNİ NASIL DEĞERLENDİRMEK GEREKİR?

İş Kanunu’nda avans düzenlemesi olmamakla birlikte 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nda işverene belirli şartlar dahilinde avans ödeme yükümlüğü getirilmiştir.

Borçlar Kanunu’nun “Ücretin ödenmesi” başlıklı 406. Maddesindeki hüküm şöyledir:

“İşveren, işçiye zorunlu ihtiyacının ortaya çıkması hâlinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı olarak avans vermekle yükümlüdür.”

Borçlar Kanunu’ndaki bu madde zaman zaman kafa karışıklığına yol açmakta, hatta avans alamadığı için istifa edip kıdem tazminatı talebiyle mahkeme yolunu tutan çalışanlar olduğu görülmektedir.

Yine bazı uzmanların, avans alamayan işçinin, bu gerekçeyle iş sözleşmesini “haklı nedenle derhal fesih” kapsamında sonlandırabileceğini ileri sürdükleri görülmektedir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; Borçlar Kanunu’ndaki düzenlemede işçinin zorunlu bir ihtiyacının ortaya çıkması, buna karşın işverenin ödeyebilecek durumda olması şart koşulmaktadır.

Peki Borçlar Kanunundaki bu madde mutlak bir düzenleme midir?

İşçiye avans vermeyen patrona ceza uygulanması söz konusu olur mu? 

Belirtmek gerekir ki; Borçlar Kanunu’ndaki İş Hukuku ile ilgili hükümler, İş Kanunu’nda bu konuda bir hüküm yoksa sonuç doğuracak niteliktedir.

Oysa yukarıda izah edildiği üzere İş Kanunu, ücretlerin ödenme süresini açıklığa kavuşturmuş, Yargıtay içtihatlarıyla da İş Hukuku Mevzuatında ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, işçinin ücretinin, çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel (talep edilir) hale geleceği hüküm altına alınmıştır.

Bu nedenle, Borçlar Kanunundaki “çalışılmadan ücret ödenmesi anlamına gelen avans” düzenlemesinin uygulanma zorunluluğu bulunmamaktadır. İşverenin avans ödememesi durumunda bir cezai yaptırımla karşı karşıya kalması ya da işçinin, avans alamadığı gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshi söz konusu değildir.

Ancak işveren, takdire bağlı olarak avans vermek isterse Borçlar Kanunu’ndaki hükümler hukuki dayanak niteliğindedir.

YARGITAY AVANS TARTIŞMASINA SON NOKTAYI KOYDU!

Öte yandan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, avans konusundaki bütün tartışmalara son noktayı koyan güncel bir karara imza atmıştır.

9. Hukuk Dairesi’nin 2016/18215 E., 2020/6511 sayılı Kararına konu olan davada işçi, avans talebi karşılanmadığı için istifa etmiş, bu istifasının haklı nedenle derhal fesih kapsamında olduğunu ileri sürerek dava açmıştır.

Yerel Mahkeme, işçinin ihbar tazminatı talebinin reddine, kıdem tazminatı talebinin ise, “işverenin geçerli bir neden göstermeden işçinin avans talebini karşılamaması” nedeniyle kabulüne karar vermiştir.

Konuyu değerlendiren 9. Hukuk Dairesi, 29.06.2020 tarihli güncel kararında, yerel mahkemenin kararını bozarak avans konusunda şu hükmü tesis etmiştir:

“Mahkemece işverenin geçerli bir neden göstermeden davacının avans talebini karşılamaması davacı bakımından haklı fesih nedeni kabul edilerek kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmış ise de; 4857 sayılı İş Kanunu'nun işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen 24. maddesinde işverenin işçiye avans vermemesi şeklinde bir sebep bulunmamaktadır. Taraflar arasında işverenin davacıya her istediğinde avans vereceğine yönelik bir sözleşme de mevcut değildir. Bu nedenlerle işçi tarafından yapılan fesih haklı nedene dayanmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi yerine yasal olmayan gerekçe ile kabulü hatalıdır.”

Sonuç olarak Yargıtay güncel içtihadında; işçi ile işveren arasında avans ödeneceğine dair özel bir anlaşma yoksa işverenin işçinin avans talebini karşılamak zorunda olmadığına, işçinin böyle bir gerekçeyle yaptığı feshin de haklı nedene dayanmayacağına karar vermiştir.

İşte o Yargıtay Kararı,

9. Hukuk Dairesi         2016/18215 E.  ,  2020/6511 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak ihbar tazminatı talebinin reddine, kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kıdem tazminatı alacağı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının avans talebi karşılanmayınca iş akdini feshettiği anlaşılmakta olup Mahkemenin buna ilişkin kabulü yerindedir. Mahkemece işverenin geçerli bir neden göstermeden davacının avans talebini karşılamaması davacı bakımından haklı fesih nedeni kabul edilerek kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmış ise de; 4857 sayılı İş Kanunu'nun işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen 24. maddesinde işverenin işçiye avans vermemesi şeklinde bir sebep bulunmamaktadır. Taraflar arasında işverenin davacıya her istediğinde avans vereceğine yönelik bir sözleşme de mevcut değildir. Bu nedenlerle işçi tarafından yapılan fesih haklı nedene dayanmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi yerine yasal olmayan gerekçe ile kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

13 May 2022 - 09:18 - İşçi Maaşı


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.