Kamu Zararı, Hatalı Beyanla Zarara Neden Olan Çalışana Ödetilebilir mi?

Sayıştay, personelin hatalı beyanı nedeniyle kendilerine yapılan fazla ödeme sonucu ortaya çıkan kamu zararından, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulamayacağına karar verdi.

Sayıştay 3. Dairesi, kamu kurumlarından görev yapan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerini rahatlatacak atlatacak önemli bir karara imza attı.   

Sayıştay, belediye çalışanlarının hatalı beyanı nedeniyle kendilerine fazla ödenen aile yardımı ve asgari geçim indiriminden dolayı ortaya çıkan kamu zararından, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulamayacağına karar verdi.

Sayıştay 3. Dairesi'nin kararında, söz konusu ödemelerin ilgili personel tarafından verilen beyanlar üzerine gerçekleştirildiğine dikkat çekilerek ortaya çıkan kamu zararının beyan sahibi personelden tahsil edilmesine hükmedildi. 

Sayıştay 3. Dairesi'nin 24.2. 2022 Tutanak Tarihli ve 400 Numaralı Kararında şöyle denildi; 

"Bu bağlamda, çalışan eş için aile yardımı ödenmesi ve asgari geçim indirimi hesaplanması her ne kadar mevzuata aykırı olsa da; söz konusu ödemelerin ilgili personel tarafından verilen beyanlar üzerine gerçekleştirildiği ve ödemeyi yapan yani 5018 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 8 inci maddesi kapsamında kamu kaynağını kullanma yetkisi bulunan kamu görevlilerinin de bu beyanların doğruluğunu araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı dikkate alındığında, ödemeyi gerçekleştiren Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerine herhangi bir kusur atfedilmesine dolayısıyla da ortaya çıkan fazla ödemeden dolayı kendilerine sorumluluk yüklenmesine imkan bulunmamaktadır.

Bununla birlikte söz konusu durumda, Diğer Sorumlu sıfatıyla beyan sahibi kişilerin kamu görevlisi hüviyeti taşıması ve bu kişilerin gerçek dışı beyanları üzerine yapılan ödemeler sonucu kamu kaynağında eksilmeye sebebiyet verilmesi nedeniyle 5018 Kanunun 71 inci maddesi çerçevesinde oluşan söz konusu kamu zararından, ödemeye dayanak teşkil eden gerçek dışı beyanın sahibi konumundaki personelin sorumlu tutulması gerekmektedir."

Sayıştay'ın bu kararının, kamu kurumlarında çalışan sürekli işçiler açısından da "kamu çalışanı" olarak kabul edilmeleri nedeniyle emsal teşkil edeceğini; dolayısıyla işçilerin hatalı ya da kasıtlı beyanlarıyla yersiz aile ve çocuk yardımı veya diğer bir sosyal yardımın ödenmesine sebebiyet vererek kamu zararı yol açmaları durumunda, oluşacak bu kamu zararından söz konusu işçilerden tahsil edilmesi gerektiğini değerlendiriyoruz.  

İşte O Sayıştay Kararı!

"Aile Yardımı Ödeneği ve Asgari Geçim İndirimi

………… Belediyesinde görevli memurlar ………… ve …………’a, eşleri menfaat karşılığı çalıştığı halde aile yardımı ödeneği verilmesi ve gelir vergilerine uygulanan asgari geçim indiriminin fazla hesaplanması sonucu ………… TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler değerlendirilmiştir.

14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Aile yardımı ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde;

“Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir.

Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir. Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını 3 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

….”

denilmekte olup, 01.09.2019 tarihli ve 30875 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 28.08.2019 tarihli ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının 45 inci maddesinde ise aile yardımı ödeneği gösterge rakamı 2273 olarak belirlenmiştir.

Yukarıda yer verilen Kanun hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere; devlet memurunun eş için öngörülen ve 2273 gösterge rakamı üzerinden hesaplanan aile yardımı ödeneğine hak kazanabilmesi için eşinin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması ve herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması gerekmektedir.

31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Asgari geçim indirimi” başlıklı 32 nci maddesinde de;

“Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.

Asgari geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’idir. …”

hükmüne yer verilmiş ve böylelikle eş için asgari geçim indirimi tutarının hesaplanabilmesi için 657 sayılı Kanunda öngörülen aile yardımı ödeneğine hak kazanmada olduğu gibi eşin çalışmaması ve herhangi bir gelirinin olmaması koşulu getirilmiş olup, eşi çalışan personel için asgari geçim indirimi oranı %50 olarak hesaplanırken, eşi çalışmayan personel için %60 olarak hesaplanacaktır.

Dolayısıyla, Belediye personeli ………… ve …………’ın çalışan eşleri için aile yardımı ödeneği alması ve asgari geçim indirimlerinin de %50 yerine %60 olarak hesaplanması suretiyle 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinin birinci fıkrasında; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde tanımlanan kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşılmıştır.

Ayrıca 5018 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde de; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır. ” denilmek suretiyle Sayıştaya karşı hesap verme sorumluluğu olan kamu görevlileri; kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili kişiler olarak öngörülmüştür.

Bu bağlamda, çalışan eş için aile yardımı ödenmesi ve asgari geçim indirimi hesaplanması her ne kadar mevzuata aykırı olsa da; söz konusu ödemelerin ilgili personel tarafından verilen beyanlar üzerine gerçekleştirildiği ve ödemeyi yapan yani 5018 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 8 inci maddesi kapsamında kamu kaynağını kullanma yetkisi bulunan kamu görevlilerinin de bu beyanların doğruluğunu araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı dikkate alındığında, ödemeyi gerçekleştiren Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerine herhangi bir kusur atfedilmesine dolayısıyla da ortaya çıkan fazla ödemeden dolayı kendilerine sorumluluk yüklenmesine imkan bulunmamaktadır.

Bununla birlikte söz konusu durumda, Diğer Sorumlu sıfatıyla beyan sahibi kişilerin kamu görevlisi hüviyeti taşıması ve bu kişilerin gerçek dışı beyanları üzerine yapılan ödemeler sonucu kamu kaynağında eksilmeye sebebiyet verilmesi nedeniyle 5018 Kanunun 71 inci maddesi çerçevesinde oluşan söz konusu kamu zararından, ödemeye dayanak teşkil eden gerçek dışı beyanın sahibi konumundaki personelin sorumlu tutulması gerekmektedir.

Ancak toplam ………… TL tutarındaki kamu zararının;

- ………… TL’sinin Ahiz …………’den ………… tarihli ve ………… nolu Muhasebe İşlem Fişi ile,

- ………… TL’sinin Ahiz …………’dan ………… tarihli ve ………… nolu Muhasebe İşlem Fişi ile

tahsil edildiği anlaşıldığından söz konusu tutar için ilişilecek husus kalmadığına ve yapılan tahsilatın ilamda gösterilmesine 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

Azınlık Görüşü:

Üye …………’ün karşı oy gerekçesi;

“Belediyede görevli personelin çalışan eşleri için gerek aile yardımı ödenmesi gerekse asgari geçim indirimi hesaplanması açıkça mevzuata aykırılık teşkil etmekte ve kamu kaynağında yersiz bir azalmaya sebebiyet vermektedir.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanan kamu zararının varlığı için sadece kamu kaynağında bir azalmanın varlığı yeterli olmayıp, bu azalmanın kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmalinden kaynaklanması gerekmektedir. Ayrıca, aynı Kanunun 8 inci maddesinde de; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır. ” denilmek suretiyle Sayıştaya karşı hesap verme sorumluluğu olan kamu görevlileri; kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili kişiler olarak öngörülmektedir.

Dolayısıyla rapora konu husus, her ne kadar mevzuata aykırı olsa da; söz konusu ödemelerin ilgili personel tarafından verilen beyanlar üzerine gerçekleştirildiği ve ödemeyi yapan yani 5018 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 8 inci maddesi kapsamında kamu kaynağını kullanma yetkisi bulunan kamu görevlilerinin de bu beyanların doğruluğunu araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı dikkate alındığında, ödemeyi gerçekleştiren Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerine herhangi bir kusur atfedilmesine dolayısıyla da ortaya çıkan fazla ödemeden dolayı kendilerine sorumluluk yüklenmesine imkan bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, illiyet bağı kurulabilecek kamu görevlilerinin bulunmaması nedeniyle 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararı olarak nitelendirilemeyecek olan fazla ödemenin, yanlış beyanlardan kaynaklandığı dikkate alındığında; 657 sayılı Kanunun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12 nci maddesindeki;

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.

Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. ...”

hükmü çerçevesinde ilgili personelden tahsil edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, rapora konu hususla ilgili olarak …………, ………… ve ………… nolu Ödeme Emri Belgelerini Harcama Yetkilisi sıfatıyla imzalayan …………’ın aynı zamanda söz konusu ödemelere esas teşkil eden beyannameyi veren Ahiz olduğu, dolayısıyla da anılan belgeler için hesaplanan tutarın kamu zararı niteliği taşıdığı ve bu zarardan adı geçen personelin yukarıda yer verilen mevzuat gereği illiyet bağı kurulabilecek kamu görevlisi niteliğini haiz olması nedeniyle Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte, Rapor konusu hususla ilgili olarak tespit edilen ………… TL’nin tamamının tahsil edildiği görülmüştür.

Sonuç olarak, rapora konu edilen ve tamamı tahsil edilen tutarın;

- …………, ………… ve ………… nolu Ödeme Emri Belgeleri için hesaplanan ve kamu zararı niteliğinde olan kısmı için ilişilecek husus kalmadığına,

- İlliyet bağı kurulabilecek kamu görevlilerinin bulunmaması nedeniyle kamu zararı niteliği taşımayan kısmı için ise yapılacak işlem bulunmadığına,

karar verilmesi gerekmektedir.”

22 Haz 2022 - 09:25 - İşçi Maaşı


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.