Sürekli İşçiler ve İdareler İçin Yıllık İzin Rehberi!

İşçi yıllık iznini kullanmaktan kaçınabilir mi? İzin kullanmak istemeyen işçi, zorunlu olarak yıllık izne çıkarılabilir mi? İşçi yıllık iznini kullanmayıp ücretini isteyebilir mi? Yıllık izin çalışılırken ücrete dönüşür mü? Cumartesi günü yıllık izinden düşülür mü?

Yaz sıcaklarının kendini iyice hissettirdiği bugünlerde işçi, memur, hemen herkes tatil planı yapmaktadır.

Diğer yandan bir iş sözleşmesi ile işverene bağlı olarak çalışan işçilerin, en az 1 yıllık çalışma sürelerini tamamlamaları durumunda, Anayasal bir ücretli dinlenme hakları bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu’na göre;

1 yıldan 5 yıla kadar olanların 14 gün,

5 yıldan fazla 15 yıldan az olanların 20 gün,

15 yıl ve daha fazla olanların 26 gün yıllık izin hakkı bulunmaktadır.

Ayrıca çalışma süreleri ne kadar olursa olsun, 18 yaşındaki işçiler ile 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi 20 günden az olamaz.

Kanun ile tanınan yıllık izin süreleri, toplu sözleşmeleri veya iş sözleşmeleri ile artırılabilir.

Peki işçi yıllık iznini kullanmaktan kaçınabilir mi? İzin kullanmak istemeyen işçi, zorunlu olarak yıllık izne çıkarılabilir mi? İşçi yıllık iznini kullanmayıp ücretini isteyebilir mi? Yıllık izin çalışılırken ücrete dönüşür mü? Cumartesi günü yıllık izinden düşülür mü?

Bu sorulara, Yargıtay kararları ve 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmelik bağlamında cevap arayacağız.

CUMARTESİ GÜNÜ YILLIK İZİNDEN DÜŞÜLÜR MÜ?

Yıllık izin hesabında en önemli hususlardan biri, hafta tatillerinin izinden sayılıp sayılmayacağıdır. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 56. Maddesi’nde bu durum, şöyle düzenlenmiştir: 

“Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.”

Dolayısıyla yıllık izin hesaplanırken, hafta tatili ve genel tatiller atlanarak hesaplama yapılmalıdır.

Diğer bir tartışma konusu ise Cumartesi gününün yıllık izin hesabına dahil edilip edilmeyeceğidir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2017/12413 E., 2018/9057 sayılı Kararında, bu konuda şu hükme varmıştır:

“İş yerinde normalde Cumartesi günleri çalışılması veya çalışılmaması işverenin yönetim hakkından kaynaklanmakta olup eğer bireysel veya toplu iş sözleşmesinde Cumartesi gününün açıkça hafta tatili (akdi tatil) olduğu düzenlenmemişse o günün iş günü sayılması gerektiği, buna göre davalı iş yerinde haftanın altı gününün iş günü, bir gününün hafta tatili olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle mahkemece Cumartesi gününün hafta tatili olarak kabul edilmesi hatalıdır. Davacının haftanın altı günü çalışması üzerinden fazla mesai süresinin belirlenmesi gerekli iken hafta içi çalışması bakımından fazla mesai süresinin tespiti hatalıdır.”

Neticede hafta tatilinin 7 günlük süre içerisinde 1 gün olduğu ve Cumartesi gününün iş günü sayılacağı tartışmasızdır.

Yargıtay kararları gereği, 2 gün tatil yapılan iş yerlerinde bu tatilin 1 günü idari izin, 1 günü hafta tatilidir. Dolayısıyla 2 günlük tatilin 1 günü yıllık izinden düşülürken, 1 günü düşülmemelidir. Bu husus, İş Kanununda da açıktır. Zira 7 günlük süre içinde işçinin hafta tatilinin 1 gün olduğu, yıllık izinden de yalnızca bu 1 günün düşülmeyeceği tartışmadan varestedir.

Bütün bu mevzuat hükümleri çerçevesinde, Cumartesi – Pazar çalışılmayan kurumlarda Cumartesi yıllık izinden düşülürken Pazar günü düşülmeyecektir.

İŞÇİNİN YILLIK İZNİ NE ZAMAN ÜCRETE DÖNÜŞÜR?

Bilindiği gibi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez.

İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir.

Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.

İş sözleşmesinin sona ermesi durumunda, kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bir diğer ifade ile iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür.

Kullanılmayan yıllık iznin iş sözleşmesi devam ederken ücreti dönüşmeyeceği de yine Yargıtay içtihatları ve Kanun’la sabittir. İş Kanunu’nun 59. Maddesi’nde, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçiye ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.

22. Hukuk Dairesi’nin 2018/9105 Esas ve 2018/16043sayılı kararında da bu hususla ilgili olarak şu hüküm yer almıştır:

“4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.”

İŞÇİ ÇALIŞIRKEN, DAVA YOLUYLA KULLANAMADIĞI YILLIK İZİN ÜCRETİNİ TALEP EDEBİLİR Mİ?  

Yıllık ücretli izin hakkı, iş ilişkisinin sona ermesi hallinde izin ücretine dönüşmektedir. Bu nedenle işçi, iş ilişkisi (sözleşmesi) devam ederken kullanamadığı yıllık izinlerinin ücretini dava yolu ile alamaz. Bu hakkın niteliğinden ve düzenleniş biçiminden kaynaklı olarak aksi yöndeki bireysel veya toplu iş sözleşmeleri düzenlemeleri de geçerli kabul edilemez.

Pek çok Yargıtay kararında, işçinin çalışırken birikmiş yıllık izin ücretini isteyemeyeceği ifade edilmektedir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2017/19418 Esas ve 2017/6062 sayılı kararında, şu hükümlere yer verilmiştir;

“Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir.”

İŞE İADE DAVALARINA GÖRE YILLIK İZİN HAKKI NASIL ŞEKİLLENİR?

İşçinin işe iade davası açması durumunda; izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. İşçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olduğu ve iş ilişkisi devam ettiğinden 4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesi uyarınca izin ücreti isteyemez.

İşçinin işe başvurusuna rağmen yasal 1 aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarih itibariyle doğar.

İşe iade davası sonunda işçinin işe başlatılmadığı tarihte iş sözleşmesi feshedilmiş sayıldığından izin ücreti hesabında işçinin işe başlatılmadığı tarihte alması gereken ücret dikkate alınmalıdır.

İşverenin işçiyi işe başlatması durumunda, iş ilişkisi kesintisiz devam ettiğinden, kullandırılmayan izin ücretine de hak kazanılması söz konusu olmaz. Daha önce işçiye kullandırılmayan izinler karşılığı olarak ödenmiş olan izin ücretleri de işverence geri istenebilir.

4857 sayılı İş Kanununun 53. maddesinde işçinin yıllık ücretli izin hakkından vazgeçemeyeceği kurala bağlandığına göre, işçinin daha önce ödenen izin ücretinin işe iade sonunda işçinin işe başlaması halinde işçinin kullanmadığı izin hakkına sayılması da doğru olmaz.

YILLIK İZİN ÜCRETİ NE ZAMAN ÖDENMELİDİR?

Kanunda, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. Sözleşmenin feshi anı, yıllık ücretli izin hakkının ücrete dönüşmesi, bir başka anlatımla izin ücretine hak kazanma zamanı olarak Kanunda belirtilmiştir. İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti işçi açısından alacağa dönüşür.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesince, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve 4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir. (Yargıtay 9.HD. 24.10.2008 gün 2007/ 30158 E, 2008/ 28418 K.). O halde, izin ücreti için uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır. (9. Hukuk Dairesi, 2016/32079E., 2020/16628 K.)

İŞÇİ NE ZAMAN YILLIK İZİN HAK EDER?

İş Kanununa göre işe giriş tarihi itibariyle deneme süresi dâhil 1 yılı dolduran işçiler yıllık izin kullanmaya hak kazanırlar.

01.01.2019 tarihi itibariyle işe giren işçi, 31.12.2019 tarihi itibariyle yılını dolduracağından 01.01.2020 tarihi itibariyle yıllık izin kullanmaya hak kazanmış olur.

1 yıldan az süre çalışanların yıllık izin hakkı yoktur.

Yıllık izin hesabında dikkate alınması gereken önemli bir husus da, tam yıldan artan sürelerin nasıl değerlendirileceğidir. Örneğin 12 yıl 5 ay çalışması bulunan işçinin yıllık izni hesaplanırken 5 aylık süre dikkate alınır mı?

Bu hususla ilgili olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/27272 Esas ve 2018/23869 sayılı Kararında şu hüküm yer almaktadır:

“Somut uyuşmazlıkta, davacı yıllık izin talebinde bulunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 12 tam yıl ve 5 aylık kıdemine göre yıllık izin ücreti hesabı yapılmış ve davacının 12 tam yıl için 240 gün, 5 aylık hizmet süresi için ise 9 gün yıllık izin ücreti alacağı olduğu, davacının toplamda 245 gün yıllık izin kullandığı ve bakiye 4 gün izin alacağı bulunduğu tespit edilmiş ve mahkemece bu miktar hüküm altına alınmıştır. Ancak yıllık izin ücreti hesabında her bir tam yıl için yıllık izin ücreti hesaplanması gerekirken tam yılı doldurmayan aylar için kıstalyevm hesabı yapılarak izin ücreti hesaplanması hatalıdır.

Hükme dayanak bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının kıdemine göre yıllık izin süresi 240 gün, davacının kullandığı yıllık izin ise 245 gün olmakla yıllık izin ücreti talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

Dolayısıyla yıllık izin hesabında her tam yıl için yıllık izin hakkın sözkonusu olurken tam yılı doldurmayan aylar için kıstalyevm hesabı yapılamaz. Yani yıllık izin hesabında yıldan artan süreler, tam yıl dolmadıkça dikkate alınmaz.

KULLANILMAYAN YILLIK İZİN YANAR MI?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, işçinin çeşitli nedenlerle kullanamadığı yıllık izinleri yanmaz. Bir sonraki yıla devreder. Bu husus ilgili mevzuat ve kökleşmiş Yargıtay içtihatları ile kesinlik kazanmıştır. Bu nedenle kullanılmayan yıllık izinlerin devretmeyeceği ve yanacağı şeklindeki görüşlere itibar edilmemelidir.

İŞÇİ YILLIK İZNİNİ KULLANMAYABİLİR Mİ?

Ancak yıllık izin hakkının yanmayıp devredecek olması, işçiye yıllık iznini kullanmama hakkı vermez. Esas olan yıllık iznin dönemi içerisinde kullanılmasıdır. İş Kanunu ve Ücretli Yıllık İzin Yönetmeliği, işçiye kullandırılması gereken yıllık izin ile kullandırılma usulünü ayrıntılı şekilde tanımlamıştır.

İş Kanununun 53. maddesinde, işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verileceği, yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Dolayısıyla ücretli yıllık izin hakkının, işçi tarafından kullanılmak istenmemesi veya işveren tarafından kullandırılmaması İş Hukuku’nun emredici hükümlerine aykırıdır.

İŞÇİ YILLIK İZNİNİ KULLANMAKTAN KAÇINIYORSA İŞVEREN NE YAPABİLİR?

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, işçinin yıllık iznini döneminde kullanması gerekir. Ancak işçilerin, işten ayrılma durumumda ücretlerini alabilme umuduyla yıllık izinlerini kullanmayıp biriktirmek istediği görülmektedir.

Bu durumda işveren, işçisini zorunlu olarak yıllık izne çıkarabilir. Yıllık iznin ne zaman kullanacağını belirleme yetkisi, yönetim hakkı kapsamında işverenin hakkıdır.

Bu husus, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2011/6774 Esas ve 2013/13240 sayılı kararında, şu şekilde ifade edilmektedir;

“Yıllık ücretli izin ile hafta tatilinin süresi İş Kanununda nispi emredici olarak düzenlenmiş olup, işçinin belli bir süre çalışması durumunda hak edeceği yıllık izin ve hafta tatilinin kullanılacağı zamanı belirleme yetkisi yönetim hakkı kapsamında işverene tanınmıştır… Yıllık ücretli izin, işverenin yönetim hakkı kapsamında işçiye yılın herhangi bir zaman diliminde yada daha sonraki bir dönemde kullandırılabilir. Kullandırılmadığı takdirde sonuçta, iş sözleşmesinin feshi ile bu hak izin alacağına dönüşmektedir.”

Dolayısıyla işveren, yıllık izne çıkmamakta ısrar eden işçisini, belirleyeceği bir tarihte zorunlu olarak yıllık izne gönderebilir. Özellikle kamu kurumları açısından, birikmiş yıllık izinlerinin kullandırılması aynı zamanda işverenin sorumluluğudur.

SAYIŞTAY NE DİYOR?

Kamu kurumları açısından, birikmiş yıllık izinlerinin kullandırılarak eritilmesi Sayıştay'ın her yılki denetimlerde üzerinde durduğu bir konudur. 

Bu husus, Sayıştay’ın Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporlarında gündeme getirilmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçilerin yıllık izinlerinin kullandırılmaması sonucu kamu idarelerinin toplu ödeme yapmak zorunda kaldıklarına dikkat çeken Sayıştay, şu görüşü dile getirmiştir;

“Denetimler sonucunda yıllık izin hakkının çalışanların dinlenmesi ve işyerindeki veriminde düşüş yaşanmaması için tanınan bir sosyal hak olmasına rağmen mali bir hak olarak görülmesi nedeniyle, işçilerin yıllık ücretli izinlerini kullanmayarak biriktirdiği, bunun sonucunda iş akdinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçilere önceki yıllarda kullanmadıkları yıllık izinler için sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden toplu olarak ödeme yapılmak zorunda kalındığı görülmüştür. Bu durumun, kamu idarelerinin nakit yönetimini olumsuz etkileyeceği ve ek maddi külfet oluşturabileceği değerlendirilmektedir.”

CUMHURBAŞKANLIĞI NE DİYOR?

Bilindiği gibi, Cumhurbaşkanlığı’nın  2021/14 sayılı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi, 30 Haziran 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Kamu harcamalarının disiplin altına alınmasını hedefleyen Genelgede kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçi ve diğer personel için uygulaması gereken kurallara da yer verildi.

Genelgede, kamu kurumlarının işçi personelin yıllık izinlerini kullandırmalarıyla ilgili olarak şu hükme yer verildi:  

"4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin süreleri, ilgili yıl içerisinde kullandırılacaktır. Ayrıca, ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin süreleri, yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacaktır.”

İŞÇİ, 20 GÜNLÜK İZNİ HANGİ YIL KULLANABİLİR?

İş Kanunu’nun 54. Maddesinde çalışanların yıllık izinlerini hangi yıl kullanabilecekleri şu şekilde açıklanmaktadır: “İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır.”

Dolayısıyla yıllık izne hakkı kazanan işçi, kazanmış olduğu yıllık izin hakkını bir sonraki çalışma yılı içerisinde kullanabilecektir.

Özelikle 5. yılın izninin kaç gün olacağı ve 6. yılda kaç gün izin kullanacağı işçiler ile işverenler arasında çok sık anlaşmazlık konusu olmaktadır.

İş Kanunu’ndaki hükümlere göre; işçi 5. yıl çalışmasının karşılığı olarak 14 gün yıllık ücretli izin hakkını 6. yılı içerisinde kullanacaktır. 6. yılın çalışmasının karşılığı olarak kazanacağı 20 günlük yıllık ücretli izin hakkı ise 7. yılın içerisinde kullanılacaktır.

22 Tem 2022 - 14:04 - Yıllık İzin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.