İşveren Hangi Değişiklikleri İşçinin Onayı Olmadan Yapamaz!

Türk İş Hukukunda işçi- işveren ilişkisinde, güçlü taraf işveren olduğu için işçinin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla bazı kısıtlamalar getirilmiştir.

İş hukukunda işçi ve işverenin karşılıklı hak ve yükümlülükleri belirlenmiş, işçi ile işveren arasındaki belirli veya belirsiz süreli iş sözleşmesi yahut toplu iş sözleşmesiyle de bu karşılıklı yükümlülüklerin çerçevesi çizilmiştir.

Öte yandan Türk İş Hukukunda işçi- işveren ilişkisinde, güçlü taraf işveren olduğu için işçinin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla bazı kısıtlamalar getirilmiştir.

Bu çerçevede işverenin, işçinin onayını alması gereken bazı durumlar söz konusudur.

Buna göre; işverenin, çalışma koşullarında yapacağı esaslı değişiklikler, işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmedikçe işçiyi bağlamaz. Dolayısıyla işveren işçinin yazılı onayını almadan çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapamaz. 

Aynı şekilde işveren, yeni iş arama izin saatlerini kendiliğinden birleştirerek işçiye toplu kullandıramaz. İşçi kendisi isterse yeni iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. 

İşveren, işçinin rızası olmadan fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma ücreti yerine izin kullandırma yoluna gidemez. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında serbest zaman izni kullanabilir.

İşçinin dini ve milli bayramlar ile genel tatil günlerinde çalışılıp çalışılmayacağı, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırılabilir. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde işverenin işçiyi çalıştırabilmesi için işçinin onayını alması gerekir.

İşçinin onayı olmadan ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz. Dolayısıyla işveren, tek taraflı bir kararla işçinin ücretini düşüremez.

Diğer taraftan iş sözleşmesinde veya varsa toplu iş sözleşmesinde işverene yetki verilmiş olan konularda ya da iş sözleşmesinde düzenlenmiş olan konularda işçinin onayının alınması gerekmez.

Bu tür düzenlemelerin sınırı da 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Saklı haklar” başlıklı 45. Maddesiyle çizilmiştir.

Buna göre; “Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz. Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” 

Dolayısıyla işveren, iş sözleşmesine koyacağı hükümler ile işçinin bu haklarını istediği gibi kısıtlayamaz veya işçinin haklarını elinden alamaz. Örneğin iş sözleşmesine hüküm konularak işçinin yıllık ücretli izin hakkı elinden alınamaz ya da Kanun’daki süreden daha düşük izin verilemez.

Aynı şekilde işçinin isteği veya tercihine bırakılmamış konularda alınan yazılı onay anlam ifade etmez. Örneğin, işçiden sigortasız çalışmayı kabul ettiğine ya da yıllık ücretli iznini kullanmak istemediğine ilişkin alınan yazılı onayın bir geçerliliği yoktur. Bu tür bir onay, işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

09 Kas 2022 - 15:35 - İşçi Maaşı


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.