Belediyeler Ortağı Olduğu Şirketlere Kaynak Aktarımı Yapabilir mi?  

Belediyeler, kendilerinin sahibi olduğu şirketlere nakdi veya ayni kaynak aktarabilir mi? Mevzuata aykırı olarak kaynak aktarımı yapılması halinde belediye yöneticilerinin karşı karşıya kalabileceği yaptırımlar nelerdir?

5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyelere şirket kurma yetkisi tanımıştır. Bu kapsamda, belediyeler, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre şirket kurabilmektedir. Bir anonim veya limited şirketin belediye şirketi olarak isimlendirilebilmesi içinse belediyenin sahip olduğu sermaye payının %50’den fazla olması gerekir.

Peki, belediyeler ortağı olduğu şirketlere kaynak aktarımında bulunabilir mi?

Hemen belirtelim ki, belediye şirketlerinin kuruluşunda ve sermaye artırımında belediyeler, nakdi veya ayni olarak kaynak aktarımı yapabilirler. Ancak, bu aktarımlar sınırsız ve kuralsız bir şekilde yapılamaz. Mevzuatta bu yetkinin kullanım esasları sıkı esaslara bağlanmıştır.

Buna mukabil belediyeler, kuruluş ve sermaye artırımı dışında belediye şirketlerine “borç verme”, “yardım etme” veya başka bir isim altında karşılıklı ya da karşılıksız kaynak aktarımı yapamazlar. Aksi takdirde, aktarılan kaynaklar kamu zararı olarak değerlendirilir ve Sayıştay denetimleri sonucunda belediye yetkilileri bu zararı tazmin etmek zorunda kalır.

Bu durumda, usulüne uygun olarak belediye şirketlerine belediyeler tarafından ne şekilde kaynak aktarımı yapılabileceği aşağıda açıklanmıştır.

Şirket Kuruluşunda Kaynak Aktarımı

Belediyelerin ortağı olduğu şirketlere kaynak aktarabilmesinin ilk yolu şirket kuruluşunda sermayenin karşılanmasıdır. Belediye şirketleri, anonim ve limited olmak üzere iki şekilde kurulabilir. Söz konusu şirketler birer sermaye şirketi olduğundan sermayeleri de belirlidir ve ana sözleşmede gösterilmesi gerekir. Bu kapsamda, asgari sermaye tutarı; anonim şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde 50.000 TL, limited şirket şeklinde kurulan belediye şirketlerinde ise 10.000 TL’dir. Türk Ticaret Kanununda sermaye için asgari tutar öngörülmekle birlikte azami bir sınır getirilmemiştir. Dolayısıyla, belediye şirketlerinin sermaye tutarı, çok daha yüksek, örneğin 1.000.000 TL olarak da belirlenebilir.

Bu çerçevede, şirket kuruluşunda, ana sözleşmede gösterilen sermaye tutarını belediye karşılayabilir. Belediye tarafından aktarılan kaynak nakdi veya ayni olabilir. Nakdi sermaye, bir bankaya kurulmakta olan şirket adına açılacak özel bir hesaba, sadece şirketin kullanabileceği şekilde yatırılır. Taşınır veya taşınmaz gibi ayni sermaye konulması halinde ise ayınlara, şirket   merkezinin   bulunacağı   yerdeki   asliye   ticaret   mahkemesince  atanan bilirkişilerce değer biçilir. Ana sözleşmeye ise ayni sermaye karşılığı olarak mahkeme tarafından onaylanan tutar yazılır.

Belediyelerde şirket kurulmasına karar verme yetkisi belediye meclisine ait olduğundan, şirket kuruluşu kararıyla birlikte sermaye tutarının da ayrıca belirlenmesi gerekir. Belediye meclisince böyle bir karar alınmadıkça, ilgili belediye şirket kurucusu veya ortağı olamayacağı gibi, kurulan şirkete sermaye ödemesinde de bulunamaz.

Son olarak ifade edelim,  eğer ki belediye şirketi tek kişilik olarak kurulmuş ve doğal olarak belediye bu şirketin tek ortağı ise sermayenin tamamı belediye tarafından karşılanır, şirketin birden fazla ortağı varsa belediye, payı oranında sermayeye katılım sağlar.

Sermaye Artımında Kaynak Aktarımı

Belediye şirketleri, zaman zaman finansman ihtiyaçlarını karşılamak, bazı fonları sermayeye dönüştürmek, sermayelerini güçlendirmek, azalan sermayelerini tamamlamak veya belli bir kanuni zorunluluğu yerine getirmek amacıyla sermaye artırımına gidebilirler. Belediye şirketlerinde sermaye artırım usulü, 23 Eylül 2019 tarihinde yayımlanan “Belediye Şirketlerinde Sermaye Artırımı Nasıl Yapılır?” isimli makalemizde açıklanmıştır.

Belediye şirketinin sermaye artırımına gitmesi durumunda artırılan tutar, belediye ve varsa diğer ortaklar tarafından payları oranında karşılanır. Şirket kuruluşunda olduğu gibi sermaye artırımında da belediyeden şirkete kaynak aktarımı yapılır ve bu artırım nakdi veya ayni şekilde olabilir.

Ticaret şirketlerinin amacı, kâr elde edip ortaklarına dağıtmak olmakla birlikte, belediye şirketlerinin amacı esasen diğer şirketlerden farklılık göstermektedir. Bu şirketlerde, sosyal ve toplumsal fayda daha ön plana çıkmaktadır. Buna bağlı olarak da, belediye şirketleri genellikle zarar etmektedir. İşte, zarar eden belediye şirketinin bu açıklarını kapatmak için belediyenin başvurabileceği tek ve meşru yol sermaye artırımı olmaktadır.

Mevzuatta sermaye artırımının tutarına ilişkin bir sınırlama öngörülmemiştir. Dolayısıyla, belediye şirketleri, ihtiyaçları çerçevesinde ve istenilen tutarda sermaye artırımı yapabilir. Ancak, Sayıştay’ın, sürekli zarar eden belediye şirketlerine sermaye artırımı yoluyla belediyelerin kaynak aktarımında bulunmasını, kamu zararı olarak değerlendirmemekle birlikte, eleştiri konusu yaptığını belirtelim.

Öte yandan, belediyenin sermaye artırımını karşılayabilmesi için kuruluşta olduğu gibi belediye meclisinin bu hususta olumlu bir karar alması zorunludur. Belediye meclisinin kararı olmadıkça belediye sermaye artırımına katılamaz ve bahsi geçen işlem ticaret sicili tarafından tescil edilmez. Ancak, sermaye artırımı için belediye meclisinin karar alması zorunlu olmakla birlikte, bu hususta Cumhurbaşkanından izin alınması şart değildir.

Belediyelerin Ortağı Olduğu Şirketlere Borç Verememesi

5393 sayılı Belediye Kanununda belediyelere borç verme yetkisi tanınmamıştır. Dolayısıyla belediyeler, hem hissedarı oldukları şirketlere, hem de diğer üçüncü kişilere borç veremezler. Nitekim Sayıştay Temyiz Kurulunun 30.09.2014 tarihli ve Dosya No:37439, Tutanak No:39453 sayılı kararında,

-          “5393 sayılı Belediye Kanununun 15/i maddesinde borç almak belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında sayılmış, 18/d maddesinde ise belediyenin bu yetkisini belediye meclisi eliyle kullanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla belediye meclisinin yetkisi borç vermek değil borçlanmaktır.

-          Bu nedenle; belediye meclisinin, yetkileri arasında yer almayan “borç vermek” konusunda kendisini yetkilendirmesi ya da hiç sahip olmadığı bu yetkiyi meclis kararı ile belediye başkanına devretmesi mevzuata aykırı olduğu gibi aynı zamanda yetki aşımını doğurmaktadır.

-          Aynı Kanunun 60/f maddesinde ise; “Belediyenin kuruluşuna katıldığı şirket, kuruluş ve katıldığı birliklerle ilgili ortaklık payı ve üyelik aidatı giderleri” belediyenin giderleri arasında sayılmış, “şirketlere borç verme” adı altında bütçeden şirketlere para aktarma gibi bir gidere kanun koyucu maddede yer vermemiştir.

-          Bununla beraber Belediye Kanununun 68. maddesinde, “Belediyenin, görev ve hizmetlerinin gerektirdiği giderleri karşılamak amacıyla aynı maddede belirtilen usul ve esaslara göre borçlanma yapabileceği ve tahvil ihraç edebileceği” belirtilmiş; ancak Kanunun hiçbir bölümünde ve hiçbir maddesinde “borç verme” başlığı altında borç vermenin usul ve esasları belirtilmemiştir.

-          Dilekçi, 5393 sayılı Belediye Kanununda ve 5018 sayılı Kanun ve yönetmeliklerinde, belediye şirketlerine borç verilmesini yasaklayan bir hüküm bulunmadığını belirtmişse de, Belediye Kanununun 15. maddesinde belediyelerin yetki ve imtiyazları tahdidi bir şekilde sayılmış olup, bunların dışına çıkılması mümkün değildir.”

denilmektedir.

Söz konusu Sayıştay Temyiz Kurulu kararından hareketle belediyelerin, paylarının tamamına veya bir kısmına sahip olduğu şirketlere borç vermesi mevzuata aykırıdır. Aksi takdirde, belediye yetkilileri hakkında mali ve cezai yaptırımlar gündeme gelebilecektir.

Sonuç Olarak;

- Belediyeler, ortağı olduğu şirketlere, şirket kuruluşunda sermayenin karşılanması ve sonrasında sermaye artırımı olmak üzere iki durumda kaynak aktarımında bulunabilir.

- Şirket kuruşu ve sermaye artırımı dışında, belediye bütçesinden belediye şirketlerine borç verme veya yardımda bulunma da dâhil olmak üzere herhangi bir ad altında kaynak aktarımı yapılması mevzuata aykırılık oluşturur.

- Kanuni düzenlemeler hilafına şirketlere kaynak aktaran belediye yöneticileri ve çalışanları ise mali ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir.

 

17 Kas 2022 - 13:31 - Belediye Şirketleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.