Sendika Yöneticilerinin/İşyeri Temsilcilerinin Çalışma Mevzuatındaki Hakları/Sorumlulukları ve İdarelerin Yetkileri

Sendika yöneticisi seçilen ya da işyeri temsilcisi olan işçiler hangi haklara sahiptir? Sendika yöneticisi seçilen işçiye hangi işlem yapılmalıdır? Sözleşmesi askıya mı alınır işten çıkışı mı yapılır ya da ücretsiz izinli mi gösterilecektir? SGK eksik gün kodu ne olmalıdır?

Haber albümü için resme tıklayın

I- Giriş

Bu makalemizde, sendika yöneticileri ve işyeri temsilcilerinin çalışma mevzuatındaki hak ve yetkilerinin ne olacağı ele alınacaktır. Bu konu değerlendirilirken; “Sendika yöneticisi seçilen ya da işyeri temsilcisi olan işçiler hangi haklara sahiptir? Sendika yöneticisi seçilen işçiye hangi işlem yapılmalıdır? Sözleşmesi askıya mı alınır işten çıkışı mı yapılır ya da ücretsiz izinli mi gösterilecektir? SGK eksik gün kodu ne olmalıdır? İdareler, sendika yöneticisi seçilen işçiye kıdem tazminatı ödenmesi yapmak zorunda mıdır? Sendika yöneticisi seçilen işçilerin iş sözleşmesi hangi durumda sona erer? Sendika yöneticisi seçilen işçiler, görevleri bitince işlerine geri dönebilir mi? Kıdem tazminatı alıp almaması bu durumu değiştirir mi?  İşyeri temsilcisi hangi izin haklarına sahiptir? İdare, sendika işyeri temsilcisine hangi durumda izin vermek zorundadır? Sendika işyeri temsilcisinin izinleri ne kadar ve nasıl belirlenir? İdare, sendika işyeri temsilcisinin çalışma yerini değiştirebilir mi?” şeklindeki sorulara cevap aranacaktır. Bu konular, başta 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu olmak üzere çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatı açısından değerlendirilecektir.

Bu Makalenin PDF formatı için tıklayınız 

II- Yasal Dayanak

6356 sayılı Kanunun 8, 23, 24, 27 ve geçici 5’nci maddelerinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.

Kuruluşların tüzüğü

Madde 8 – (1) Kuruluşların tüzüklerinde aşağıdaki hususların yer alması gerekir:

….

ğ) Üyelerce ödenecek aidat ve sendika yöneticilerinin ücretleri ile ilgili usul ve esaslar

….

İşçi kuruluşu yöneticiliğinin güvencesi

Madde 23 – (1) İşçi kuruluşunda yönetici olduğu için çalıştığı işyerinden ayrılan işçinin iş sözleşmesi askıda kalır. Yönetici dilerse işten ayrıldığı tarihte iş sözleşmesini bildirim süresine uymaksızın veya sözleşme süresinin bitimini beklemeksizin fesheder ve kıdem tazminatına hak kazanır. Yönetici, yöneticilik süresi içerisinde iş sözleşmesini feshederse kıdem tazminatı fesih tarihindeki emsal ücret üzerinden hesaplanır.

(2) İş sözleşmesi askıya alınan yönetici; sendikanın tüzel kişiliğinin sona ermesi, seçime girmemek, yeniden seçilmemek veya kendi isteği ile çekilmek suretiyle görevinin sona ermesi hâlinde, sona erme tarihinden itibaren bir ay içinde ayrıldığı işyerinde işe başlatılmak üzere işverene başvurabilir. İşveren, talep tarihinden itibaren bir ay içinde bu kişileri o andaki şartlarla eski işlerine veya eski işlerine uygun bir diğer işe başlatmak zorundadır. Bu kişiler süresi içinde işe başlatılmadığı takdirde, iş sözleşmeleri işverence feshedilmiş sayılır.

(3) Yukarıda sayılan nedenler dışında yöneticilik görevi sona eren sendika yöneticisine ise başvuruları hâlinde işveren tarafından kıdem tazminatı ödenir. Ödenecek tazminatın hesabında, işyerinde çalışılmış süreler göz önünde bulundurulur ve fesih anında emsalleri için geçerli olan ücret ve diğer hakları esas alınır. İşçinin iş kanunlarından doğan hakları saklıdır.

İşyeri sendika temsilciliğinin güvencesi

Madde 24 – (1) İşveren, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez. Fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde, temsilci veya üyesi bulunduğu sendika dava açabilir.

(2) Dava basit yargılama usulüne göre sonuçlandırılır. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/31 md.) Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir.

(3) Temsilcinin işe iadesine karar verilirse fesih geçersiz sayılarak temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir. Kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde temsilcinin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları temsilcilik süresince ödenmeye devam edilir. Bu hüküm yeniden temsilciliğe atanma hâlinde de uygulanır.

(4) İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz. Aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır.

(5) Bu madde hükümleri işyerinde çalışmaya devam eden yöneticiler hakkında da uygulanır.

İşyeri sendika temsilcisinin atanması ve görevleri

Madde 27 – (1) Toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetkisi kesinleşen sendika; işyerinde işçi sayısı elliye kadar ise bir, elli bir ile yüz arasında ise en çok iki, yüz bir ile beş yüz arasında ise en çok üç, beş yüz bir ile bin arasında ise en çok dört, bin bir ile iki bin arasında ise en çok altı, iki binden fazla ise en çok sekiz işyeri sendika temsilcisini işyerinde çalışan üyeleri arasından atayarak on beş gün içinde kimliklerini işverene bildirir. Bunlardan biri baş temsilci olarak görevlendirilebilir. Temsilcilerin görevi, sendikanın yetkisi süresince devam eder.

(2) Sendika tüzüğünde işyeri sendika temsilcisinin seçimle belirlenmesine ilişkin hüküm bulunması hâlinde, seçilen üye temsilci olarak atanır.

(3) İşyeri sendika temsilcileri ve baş temsilcisi; işyeri ile sınırlı olmak kaydı ile işçilerin dileklerini dinlemek ve şikâyetlerini çözümlemek, işçi ve işveren arasındaki iş birliğini, çalışma barışını ve uyumunu sağlamak, işçilerin hak ve çıkarlarını gözetmek ve iş kanunları ile toplu iş sözleşmelerinde öngörülen çalışma şartlarının uygulanmasına yardımcı olmakla görevlidir.

(4) İşyeri sendika temsilcileri, işyerindeki işlerini aksatmamak ve iş disiplinine aykırı olmamak şartı ile görevlerini yerine getirir. İşyerlerinde, sendika temsilcilerine görevlerini hızlı ve etkili biçimde yapmalarına imkân verecek kolaylıklar sağlanır.

III- Sendika Yöneticileri

III.1- Sendika yöneticisi kimdir?

6356 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde “yönetici”; kuruluşun (sendika ve konfederasyon) ve şubesinin yönetim kurulu üyeleri olarak tanımlanmıştır.

Aslında sendika yöneticisini iki şekilde değerlendirmek mümkündür. O da, sendika yöneticileri çalıştıkları işyerlerinden ayrılıp iş akdini askıya alabileceği gibi çalıştıkları işyerlerinden ayrılmayıp çalışmasını sürdürebilir.

Birinci durumda olanlara profesyonel sendikacı diyebiliriz. Bunlar, sendikal faaliyette bulunmak üzere işyerinden ayrılan ve bunun karşılığında sendikadan belirlenen bir tutarda ücret alan kişilerdir.

İkinci durumda olanlara amatör sendikacı diyebiliriz. Bunlar, sendikalar faaliyetlerini işyerinden ayrılmadan çalışmaya devam eden eden kişilerdir.

III.2- Sendika yöneticilerinin ücretleri ne şekilde belirlenir?

Sendika yöneticilerinin ücretleri ve bununla ilgili usul ve esaslar, sendika ve konfederasyonların tüzüklerinde belirlenir.

III.3- Sendika yöneticiliği hangi güvenceleri sağlar?

a) İşyerinden ayrılması ve iş sözleşmesinin askıda kalması

Sendika veya konfederasyonda yönetici olduğu için çalıştığı işyerinden ayrılan işçinin iş sözleşmesi askıda kalır.

b) Kıdem tazminatını talep edebilmesi

Yönetici dilerse işten ayrıldığı tarihte iş sözleşmesini bildirim süresine uymaksızın veya sözleşme süresinin bitimini beklemeksizin feshederse kıdem tazminatına hak kazanır.

Yönetici, yöneticilik süresi içerisinde iş sözleşmesini feshederse kıdem tazminatı fesih tarihindeki emsal ücret üzerinden hesaplanır.

c) Yeniden sigortalılık ile ilişkilendirilmesi

Mevcut işlerinden ayrılarak iş sözleşmesi askıya alınan sendika yöneticileri hakkında 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmünde yer alan “birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler işçi sendikaları ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenler hakkında da uygulanmaktadır” hükmü çerçevesinde sendika ve konfederasyon yönetim kuruluna seçilen sendika yöneticileri, sendika/konfederasyon tarafından 4/1-a (SSK) kapsamında bildirimi yapılacak, mevcut işyerinden ise herhangi bir bildirim yapılmayacak, sadece yöneticilik görevinde bulunduğu sürece iş sözleşmesi askıda kalacaktır.

İşyerlerinden ayrılmadan bu görevlerini sürdürenler işyerlerindeki çalışmalarından dolayı sigortalı sayıldıklarından bu kapsamdakilerin bildirimlerinin çalıştıkları işyerleri tarafından yapılmaya devam edilecektir.

III.4- Hangi hallerde eski işine tekrar dönebilir?

İş sözleşmesi askıya alınan yönetici;

– Sendikanın tüzel kişiliğinin sona ermesi,

– Seçime girmemek,

– Yeniden seçilmemek veya

– Kendi isteği ile çekilmek suretiyle görevinin sona ermesi hâlinde,

sona erme tarihinden itibaren 1 (bir) ay içinde ayrıldığı işyerinde işe başlatılmak üzere işverene başvurabilir.

İşveren, talep tarihinden itibaren 1 (bir) ay içinde bu kişileri o andaki şartlarla eski işlerine veya eski işlerine uygun bir diğer işe başlatmak zorundadır.

Bu kişiler süresi içinde işe başlatılmadığı takdirde, iş sözleşmeleri işverence feshedilmiş sayılır.

III.5- Yöneticilik görevinin sona ermesi halinde kıdem tazminatı doğar mı?

Yukarıda sayılan nedenler dışında yöneticilik görevi sona eren sendika yöneticisine başvuruları hâlinde işveren tarafından kıdem tazminatı ödenir.

Ödenecek tazminatın hesabında, işyerinde çalışılmış süreler göz önünde bulundurulur ve fesih anında emsalleri için geçerli olan ücret ve diğer hakları esas alınır. İşçinin iş kanunlarından doğan hakları saklıdır.

III.6- İşyerinde çalışmaya devam eden yöneticilerin güvenceleri nedir?

İşveren, sendika yöneticilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez.

Fesh ederse; fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 (bir) ay içinde sendika dava açabilir. Dava basit yargılama usulüne göre sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir. Yöneticinin işe iadesine karar verilirse fesih geçersiz sayılarak yöneticilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir. Kararın kesinleşmesinden itibaren 6 (altı) iş günü içinde yöneticinin işe başvurması şartıyla, 6 (altı) iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları yöneticilik süresince ödenmeye devam edilir.

İşveren, yazılı rızası olmadıkça sendika yöneticisinin işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz. Aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır.

 III.7- Yöneticilerin mal bildiriminde bulunması zorunlu mu?

 6356 sayılı Kanunun “kuruluşların denetimi ve şeffaflık” başlıklı 29’uncu maddesinin (4) numaralı fıkrasına göre; kuruluşların ve şubelerin kurucu ve yöneticileri, kendileri, eşleri ve velayetleri altında bulunan çocuklarına ait mal bildirimlerini, 19/04/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre vermek zorundadır.

3628 sayılı Kanunun “bildirimin zamanı” başlıklı 6’ncı maddesinin (c) bendinde, mal bildirimlerinin seçimle gelen görevlerde seçimin kesinleşmesi tarihini izleyen 2 (iki) ay içinde, “bildirimlerin verileceği merciler” başlıklı 8’inci maddesinin (o) bendinde, mal bildirimi verecek son merciler için, kendi kuruluşlarının özlük işleri ile ilgili makam veya merci olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede, sendikaların/konfederasyonların genel merkez ve şube zorunlu organlarına seçilenlerin mal bildirimlerini, seçildikleri kuruluşların genel merkezinin özlük işleriyle ilgili birimine verilmesi gerekmektedir.

III.8- Sendikanın mahkeme kararı ile kapatılmasında yöneticilerin görevine son verilir mi?

6356 sayılı Kanunun “kapatma” başlıklı 31’inci maddesine göre; Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı faaliyetlerde bulunan kuruluş, merkezlerinin bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcısının talebi üzerine mahkeme kararı ile kapatılır. Aykırı davranış bireysel olarak yöneticiler tarafından gerçekleştirildiği takdirde, mahkemece sadece o yöneticilerin görevine son verilmesine karar verilir. Bu nedenle açılan davalar nedeniyle mahkeme, yargılama süresince talep üzerine veya resen kuruluşun faaliyetlerinin durdurulmasına ve yöneticilerinin geçici olarak görevden alınmasına karar verebilir.

III.9- Grev uygulanan işyerinde neden olunan maddi zarardan yöneticilerin sorumluluğu nedir?

6356 sayılı Kanunun “grev ve lokavtın uygulanması” başlıklı 64’üncü maddesinin (5) numaralı fıkrasına göre; grev esnasında greve karar veren sendikanın kusurlu hareketi sonucu grev uygulanan işyerinde neden olunan maddi zarardan sendika sorumludur. Yetkili işçi sendikasının kararı olmadan işçi ya da yöneticilerin bireysel eylemlerinden kaynaklanan zararlardan kusuru olan yönetici ya da işçi sorumludur.

III.10- Anayasa Mahkemesi, yöneticilerin işe iade talebinin reddini eşitlik ilkesine aykırı buldu mu?

05.04.2016 tarihli 29675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 03.02.2016 tarihli 2013/2229 başvuru numaralı kararı; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda işçi olarak çalışırken (X) sendikasında yöneticilik yaptıkları gerekçesiyle sözleşmeleri feshedilen başvurucuların işe iade taleplerinin reddedilmesi, buna karşın kendileri ile aynı konumda olan (Y) sendikasında çalışan işçilerin işe alınmasının sendikal haklar bağlamında eşitlik ilkesinin ihlali olduğuna ilişkindir.

  1. Somut olayda başvurucuların işe iade taleplerini karşılamayan işverenin 2821 sayılı Kanunun 29. maddesinden daha fazla güvence sağlayan ve daha sonra yürürlüğe giren 6356 sayılı Kanunun 23. maddesi ile uyumlu olan Toplu İş Sözleşmesinin 9. maddesinin (c) bendi kapsamında başvurucuların kıdem tazminatlarını ödediği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, sendika görevi sonrası işe iade talebinin diğer işe iade taleplerinden farklı bir durum olduğunu kararında vurgulayarak talebin reddine karar vermiştir.
  2. Böylece sendika görevi sonrası işe başlatılmama halinde ilgililerin “ ihbar tazminatı” veya “sendikal tazminat” taleplerinin karşılanmaması gibi kısmi ekonomik zararlar söz konusu olsa da, sendika hakkının kullanımını önemli ölçüde kısıtlayan bir zorlamadan söz etmek mümkün gözükmemektedir. Öte yandan başka sendika üyelerinin işe iade taleplerinin kabul edilmesine rağmen başvuruculara farklı muamele yapılmasının Anayasanın 10. Maddesi kapsamında ayrıca irdelenmesi gerekmektedir.

45. Başvurucularla aynı durumda olan başka sendika üyesi iki kişinin işe iade taleplerinin kabul edildiği, ilk derece yargılama sürecinde araştırılmış ve tespit edilmiş bir olgudur (bkz. § 11). Belediye’nin sendika yöneticiliği sonrası işe iade uygulamasında farklı muamele yaptığına ilişkin iddia, talep sahiplerinin üye oldukları sendika farklılığına dayandırılmaktadır.

Sendikalar, sadece üyelerinin ekonomik çıkarlarını savunma amacıyla oluşturulmuş örgütler olmayıp aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşu olarak ülkedeki siyasal ve toplumsal olaylarla ilgili görüş açıklayabilen topluluklardır.

Bu yönü ile sendika üyeliği, kişinin “siyasi düşünce” veya “felsefi inanç” noktasında tercihlerini yansıtabilmektedir.

  1. Demokrasi; farklılıkların bir tehdit olarak değil, bir zenginlik kaynağı olarak algılandığı toplum anlayışında güçlenecektir. İşe iade taleplerinin üye olunan sendikaya göre değerlendirilmesi, çağdaş demokratik toplumlarda kabul edilebilir bir durum değildir. İşverenin, sendika üyeliği dışındaki sebeplerle işe iade taleplerini değerlendirdikten sonra ortaya bazı sendika üyelerini dışarda bırakan sonuç çıkması ve bu sonucun ayrımcılık olarak kabul edilmemesi mümkündür. Fakat buna ilişkin işçi değerlendirmelerinin objektif ölçülere ve açıklanabilir nedenlere dayanması gerekmektedir. 
  1. Somut olayda işe iade talebinde bulunan sendika yöneticilerinden X Sendikası üyesi olan başvurucuların akitlerine son verilirken Y Sendikası üyesi olan kişiler işe iade edilmiştir. İşverenin bu tercihinin, farklı sendika üyeliği dışındaki objektif ölçü ve sebeplere dayandığına ilişkin herhangi bir açıklama veya değerlendirmeye rastlanmamıştır. Başvurucuların, ayrımcılık iddiası yargılama sürecinde ileri sürülmesine rağmen İlk Derece Mahkeme kararlarında hiç tartışılmadan davalar sonuçlandırılmıştır. 
  1. Açıklanan nedenlerle işe iade talepleri değerlendirilirken “objektif ve makul bir haklı neden” olmaksızın işçilere, bağlı oldukları sendika dikkate alınarak farklı muamele yapılmasının “meşru bir amacı olmadığı” sonucuna varılmıştır. Bu sebeple Anayasanın 10. Maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesinin (ayrımcılık yasağı) ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 

IV- İşyeri Sendika Temsilcileri

IV.1- İşyeri sendika temsilciliğinin güvencesi nedir?

İşveren, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez.

Fesh ederse; fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 (bir) ay içinde, temsilci veya üyesi bulunduğu sendika dava açabilir. Dava basit yargılama usulüne göre sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir. Temsilcinin işe iadesine karar verilirse fesih geçersiz sayılarak temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir. Kararın kesinleşmesinden itibaren 6 (altı) iş günü içinde temsilcinin işe başvurması şartıyla, 6 (altı) iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları temsilcilik süresince ödenmeye devam edilir.

IV.2- İşyeri sendika temsilcisinin işyeri değiştirilebilir mi?

İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz. Aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır.

IV.3- İşyeri sendika temsilcileri ne şekilde atanır?  Baştemsilci nasıl görevlendirilebilir? Temsilcilerin görevi ne zamana kadar devam eder?

Toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetkisi kesinleşen sendika; işyerinde işçi sayısı

– 50’ye (elli) kadar ise 1 (bir),

– 51 (elli bir) ile 100 (yüz) arasında ise en çok 2 (iki),

– 101 (yüz bir) ile 500 (beş yüz) arasında ise en çok 3 (üç),

– 501 (beş yüz bir) ile 1000 (bin) arasında ise en çok 4 (dört),

– 1001 (bin bir) ile 2000 (iki bin) arasında ise en çok 6 (altı),

– 2000’den (iki bin) fazla ise en çok 8 (sekiz)

işyeri sendika temsilcisini işyerinde çalışan üyeleri arasından atayarak 15 (on beş) gün içinde kimliklerini işverene bildirir.

Sendika tüzüğünde işyeri sendika temsilcisinin seçimle belirlenmesine ilişkin hüküm bulunması hâlinde, seçilen üye temsilci olarak atanır.

Bunlardan biri baş temsilci olarak görevlendirilebilir.

Temsilcilerin görevi, sendikanın yetkisi süresince devam eder.

IV.4- Temsilci ve baş temsilcilerin görevleri nelerdir ve görevin sınırı nedir?

İşyeri sendika temsilcileri ve baş temsilcisi;

– İşyeri ile sınırlı olmak kaydı ile işçilerin dileklerini dinlemek ve şikâyetlerini çözümlemek,

– İşçi ve işveren arasındaki iş birliğini, çalışma barışını ve uyumunu sağlamak,

– İşçilerin hak ve çıkarlarını gözetmek,

– İş kanunları ile toplu iş sözleşmelerinde öngörülen çalışma şartlarının uygulanmasına yardımcı olmakla görevlidir.

İşyeri sendika temsilcileri, işyerindeki işlerini aksatmamak ve iş disiplinine aykırı olmamak şartı ile görevlerini yerine getirir.

IV.5- Temsicilere işverenler ne tür kolaylık sağlar?

İşyerlerinde, sendika temsilcilerine görevlerini hızlı ve etkili biçimde yapmalarına imkân verecek kolaylıklar sağlanır.

IV.6- İşyeri sendika temsilciliği fesih için geçerli sebep sayılır mı?

4857 sayılı İş Kanunu’nun “feshin geçerli sebebe dayandırılması” başlıklı 18’inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına göre; 30 (otuz) veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az 6 (altı) aylık kıdemi olan  işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/2 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz. İşyeri sendika temsilciliği yapmak, fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz.

V- Değerlendirme ve Sonuç

Makalemizin diğer bölümlerinde ayrıntılı açıklandığı üzere özetleyecek olursak sendika yöneticisi seçilen işçi dilerse işyerinden ayrılarak iş sözleşmesini askıda bırakır. Dilerse de iş sözleşmesini fesheder, uygun işten ayrılış kodu seçilir; her iki durumda da işten ayrılma nedeni ve kodu olarak (bu konuda doğrudan birebir bir neden ve kod belirlenmemiş olup, zaten örtüşen bir neden ve kod numarası bulunmamaktadır. 30.06.2021 tarihine kadar işten çıkarma yasağı ve buna uyulmaması durumunda idari para cezası ile kısa çalışma uygulanan bir işyeri ise kısa çalışma uygulamasının bozulması nedeniyle kısa çalışma ödeneklerinin tahsili gibi müeyyideler gözönünde bulundurulmalıdır) “21-Statü değişikliği” veya “22-Diğer nedenler” yahut “31-Borçlar Kanunu, Sendikalar Kanunu, Grev ve Lokavt Kanunu kapsamında kendi istek ve kusuru dışında fesih” seçilir. Ancak, uygulamada 21 nolu kod  işten çıkış yasağı kapsamı dışında, 22 ile 31 nolu kodlar işten çıkarma yasağı kapsamında; 21-22 nolu kodlarda işçi ihbar ve kıdem tazminatlarından ve işsizlik ödeneğinden yararlanamaz, 31 nolu kodda işçi ihbar ve kıdem tazminatlarından ve işsizlik ödeneğinden yararlanır. Bu konuda idarelerimiz için en uygun olanın 31 olduğunu söyleyebiliriz. 31 nolu koddan çıkış yapılırsa çıkış yasağı kapsamındaki müeyyidelerin önüne geçebilmek için idarelerimizin konuyu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine kanun gereği söz konusu durumu gerçekleştirdiğini bildirmelerinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Kaldı ki bu önerilen üç kod olsa dahi kanun gereği işçi kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Burada esas karışık durum, 6356 sayılı Kanunda kıdem tazminatı ödenir düzenlemesinin doğrudan bir işten ayrılma kodunun olmaması, SGK ve İŞKUR uygulamalarının birbiri ile uyumsuz olmasıdır.

Kısaca; sendikada/konfederasyonda yönetici seçilmesi nedeniyle çalıştığı işyerinden ayrılan işçinin iş sözleşmesi askıda olduğu kabul edilir, sendikada/konfederasyonda ücretini alır ve 4/1-a kapsamında sigortalı bildirilir, bu durumda kıdem tazminatı hakkı doğmaz. Ancak, yönetici dilerse çalıştığı işyerinden ayrılarak iş sözleşmesini feshederse kıdem tazminatına hakkı doğar. Her iki halde de yönetici, yöneticilik süresi içerisinde iş sözleşmesini feshederse kıdem tazminatı hakkını elde eder.

İşveren, sendika yöneticilerinin iş sözleşmelerini sadece haklı nedenle fesh edebilecek ve bunun için de haklı fesih nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmek zorunda, aksi takdirde iş sözleşmesinin feshi mümkün değildir.

Başka bir deyişle; işveren, işyeri sendika temsilcileri ile işyerinde çalışmaya devam eden yöneticilerin iş sözleşmelerini sadece haklı nedenle ve nedenini yazılı olarak açık/kesin şekilde belirtmek suretiyle fesh edebilir, bunun dışında feshedemez. İşveren haklı neden dışında başka bir nedenle kanun gereği fesih uygun değildir.

Sendika yöneticilerinin görevlerinin bitmesini müteakiben 1 ay içinde çalıştıkları işyerine müracaat etmesi halinde işlerine geri dönme hakları bulunmaktadır. Bu hak, iş sözleşmesini askıda bırakanlar için geçerli olup, iş sözleşmesini fesh edip kıdem tazminatını alanlar için geçerli değildir. Başka bir deyişle; iş sözleşmesi askıya alınan yöneticinin yöneticilik görevinin sona erme tarihinden itibaren 1 ay içerisinde tekrar ayrıldığı işyerinde işe başlatılmak üzere işverene başvurabilir, işveren de işe başlatmak zorundadır, başlatmazsa iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır.

İşyeri sendika temsilcilerinin izin hakları 6356 sayılı Kanunda düzenlenmemiş olup, işçilerin izin hakları toplu iş sözleşmeleri ile belirlenmekte ve işverenler toplu iş sözleşmesindeki bu hükümlere tabi olmaktadır. Yapılacak toplu iş sözleşmelerine; sendika yöneticileri ve işyeri sendika temsilcileri işveren izin almak ve işyerinde işyeri düzenini bozmamak suretiyle işverenle görüşebilir, sendika baş temsilcileri isteği halinde gündüz vardiyasında çalıştırılabilir, işveren işyerinde imkanlar ölçüsünde bir sendika temsilcilik odası açabilir, işyeri sendika temsilcisi ve baş temsilcisine temsilcilik görevlerini yerine getirmek üzere, işyerindeki asıl işlerini aksatmamak ve iş disiplinine aykırı olmamak kaydıyla, sendika temsilcisine haftada 2 saat, baş temsilciye ise haftada 4 saat ücretli izin verilebilir, sendika temsilcisine kongre, konferans, seminer, yönetim, denetim, disiplin kurulu, genel kurul ve temsilciler meclisi gibi toplantılara katılmaları için sendikanın yazılı talebi üzerine yılda toplam 15 gün ücretli izin verilebilir şeklinde düzenlemelere  veya benzeri düzenlemelere yer verilebilmektedir.

İşveren, işyeri sendika temsilcisinin yazılı rızası olmadıkça işyerini değiştiremeyecek, işinde esaslı tarzda değişiklik yapamayacak, aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılmaktadır. Başka bir deyişle işveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisi ile işyerinde çalışmaya devam eden yöneticinin işyerini değiştiremeyeceği gibi işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz, aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır.

YASAL UYARI Bu çalışma Kamutech Yazılım A.Ş. mevzuat grubu uzmanları tarafından hazırlanmıştır. Makalenin her türlü yayın hakkı Kamutech Yazılım A.Ş.'ye aittir. Kaynak göstermek ve link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.

Ekli Dosyalar

21 May 2021 - 09:41 - Sendika Haberleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.