Mahalli İdare Şirketlerine Geçirilen İşçilere Ödenen Kıdem Tazminatı, Yıllık İzin Ücreti ve Diğer İşçilik Hakları İlgili Mahalli İdaresine Rücu Edilir mi?

Rücu nedir? 6552 sayılı Kanun yürürlükten kaldırıldı mı? Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları ne anlam taşıyor? 01.01.2003 öncesi hizmetler için kıdem tazminatı ödenir mi? Kıdem tazminatını mahalli idare şirketi mi yoksa mahalli idare mi ödeyecek, öncelik kime aittir?

Haber albümü için resme tıklayın

İçerik

Giriş

Türk Dil Kurumuna göre rücu kelimesi geri dönme, rücu etmek ise geri dönmek anlamına gelmektedir. İş Hukukunda ise, asıl işveren tarafından ödenen işçilik haklarının alt işverenlerden belli oranlarda talep edilmesi, geri istenmesi anlamına işaret etmektedir.

Bilindiği üzere, 20.11.2017 tarihli 696 sayılı KHK ile personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihaleleri kapsamında mahalli idarelerde çalıştırılan işçiler mahalli idarelerin şirketlerine en son geçiş tarihi olan 02.04.2018 tarihi itibariyle geçirilmişler, 02.04.2018 tarihinden önce taşeron işçi olarak adlandırdığımız personel ile ilgili en somut adım 11.09.2014 tarihli 6552 sayılı Kanun ile atılmış ve bu kapsamdaki işçiler için aşağıdaki düzenlemeler yapılmış idi.

Bu Makalenin PDF formatı için tıklayınız

– İşçi ücretlerinin ödenip ödenmediğinin takibi idarelerce aylık bazda resen yapılacak, ödenmeyen ücretlerin tespiti halinde yüklenicinin hak edişinden kesilecek ve ücretler işçilerin banka hesabına idarelerce yatırılacak.

– Yüklenicinin değişmesine bakılmaksızın işçinin idarede çalışmaya başladığı tarihten itibaren yıllık izin süresi hesaplanacak, idarelerce yıllık iznin kullanılıp kullanılmadığı kontrol edilecek, yıllık izinlerin yıl içerisinde kullandırılması idarelerce sağlanacak.

– Yüklenicinin değişmesine bakılmaksızın aralıksız bir şekilde aynı idarede çalışan işçilerin işyerindeki toplam çalışma süresi dikkate alınarak kıdem tazminatı ödenme şartları sağlanmışsa kıdem tazminatı idarelerce işçinin banka hesabına ödenecek.

– Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihaleleri çerçevesinde çalıştırılan personel, ihale ve sözleşme konusu iş dışında başka bir işte çalıştırılamayacak ve görevlendirilemeyecek.

– Yüklenici aracılığıyla çalıştırılan işçileri kapsayacak olan toplu iş sözleşmeleri gereği belirlenen ücret ve sosyal haklardan kaynaklanan bedel artışı kadar idarece fiyat farkı ödenecek.

696 sayılı KHK ile birlikte bahse konu işçiler mahalli idare şirketlerine, bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak ve en son çalıştığı idare veya şirket ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı 696 sayılı KHK ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmamak ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek” şartları ile geçirilmişler idi.

696 sayılı KHK ile veya başka bir kanunla yahut bir mevzuatla 6552 sayılı Kanun ve bu Kanun gereğince yayımlanan “Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik” yürürlükten kaldırılmış değildir. Söz konusu Kanun ve Yönetmelik yürürlüktedir.

696 sayılı KHK ile mahalli idare ve şirketlerine yönelik olarak “ İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar” yürürlüğe konulmuştur.

Bu çalışmamızda, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun yürürlüğünden önce idarelerde bu kapsamda çalışmakta olan personelin kıdem tazminatının ödenip ödenemeyeceği, 6552 sayılı Kanunla birlikte kıdem tazminatının idarelerce ödenip yüklenicilere rucü edilip edilemeyeceği, 696 sayılı KHK ile mahalli idare şirketlerine geçişten sonra kıdem tazminatının mahalli idare şirketince doğrudan ödenip ödenemeyeceği, ilgili mahalli idare tarafından ödenip ödenemeyeceği, mahalli idare şirketleri tarafından ödenmişse ilgili mahalli idareye veya yüklenicilere rucü edilip edilemeyeceği ve bunun yanında kıdem tazminatı dışındaki tüm işçilik haklarının ne şekilde ve kimler tarafından ödeneceği değerlendirilecektir.

Kanuni Dayanak

4857 sayılı İş Kanunu

Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı

Madde 112 – …………….

(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları;

a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından,

b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından,

işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.

(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) Alt işveren ile yapmış olduğu iş sözleşmesi sona ermediği gibi, alt işveren tarafından 4734 sayılı Kanun kapsamında bulunan idarelere ait işyerleri dışında bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunan ve bu şekilde çalıştırıldığı sırada iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona eren işçinin kıdem tazminatı, işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. Bu şekilde hesaplanarak ödenen kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden aynı süreler dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından daha düşük olması hâlinde, işçinin aradaki farkı alt işverenden talep hakkı saklıdır.

(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil eder. Ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz.

(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) Kıdem tazminatı tutarı, 4734 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde kıdem tazminatı ile ilgili açılacak bütçe tertibinden, (b) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde ise hizmet alımı gider kaleminden, ödeneğin yetip yetmediğine bakılmaksızın ödenir.

(Ek fıkra:21/2/2019-7166/11 md.) (İptal altıncı fıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/9/2019 tarihli ve E.:2019/42, K.:2019/73 sayılı Kararı ile.)

İptal edilen altıncı fıkra hükmü: 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.

(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) Bu madde kapsamında alt işverenler yanında çalışan işçilerin bu işyerlerinde geçen hizmet süresinin hesabı, alt işverenden ve alt işveren işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci ile ilgili diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

(Ek fıkra: 4/4/2015-6645/40 md.) 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında rödövans sözleşmeleri çerçevesinde yer altı maden işletmeciliği yapan şirketlere ve ortaklarına ait malların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el koyma veya takip yoluyla satışından elde edilen gelirler, öncelikle bu sözleşmeler kapsamında söz konusu şirketlerde çalışmış olan işçilerden, iş sözleşmeleri kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona ermiş olanların kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, fazla çalışma ve diğer ücret alacaklarının ödenmesinde kullanılır. Bu ödemeler Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ilgililerin hesaplarına yatırılmak suretiyle gerçekleştirilir. Ödemeye esas bilgi ve belgeler, işçinin son çalıştığı işvereni tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna teslim edilir.

4857 sayılı İş Kanunu

Geçici Madde 9- (Ek:21/2/2019-7166/12 md.)

(İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 19/9/2019 tarihli ve E.:2019/42, K.:2019/73 sayılı Kararı ile.) İcra takiplerinde rücu edilmeyecek kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.

İptal edilen birinci cümle hükmü: Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla (22.02.2019) kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, 112 nci maddenin altıncı fıkrası kapsamında rücu edilmeyecek kısmı için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır.

6552 sayılı Kanunla Yapılan Düzenlemede Kıdem Tazminatı Ödemesi (11 Eylül 2014-21 Şubat 2019 Dönemi)

6552 sayılı Kanunla 11.09.2014-21.02.2019 dönemi için kıdem tazminatı ödenmesi şartlarının sağlanması durumunda yüklenici işçisi kıdem tazminatını yükleniciden/yüklenicilerden değil idareden talep edecekler ve idare tarafından ödenecektir. İdare kıdem tazminatının ödenmesi hususunda işçiyi yükleniciye/yüklenicilere yönlendirmesi söz konusu olmayacaktır.

6552 sayılı Kanunla idarenin üstlendiği işçilik hakkı sadece ve sadece doğrudan kıdem tazminatı olup, diğer işçilik hakları (ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti vb.) kapsama girmemektedir. Bu durumda ödenen kıdem tazminatı yükleniciye/yüklenicilere kendi dönemleri ile sınırlı olmak üzere rücu edileceğine dair bir düzenleme yapılmadığından rücu edilmeyecektir. Kanun gerekçesinde de işçinin en önemli işçilik hakkı olan kıdem tazminatının kamu adına idarelerce garanti altına alındığı belirtilmiştir. Ancak, Yargıtay bir kararında[1] kıdem tazminatından sadece idarelerin değil en son yüklenici ile birlikte idarenin 4857 sayılı Kanunun 2/6 maddesi kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna hükmetmiştir (somut olayda, mahkemece 4857 sayılı Kanunun 112’nci maddesi gereğince davacının kıdem tazminatından yalnızca idarenin sorumlu tutulmasına karar verilmiş ise de, 4857 sayılı Kanunun 112’nci maddesindeki yeni düzenlemenin aynı Kanunun 2/6 maddesinde düzenlenen alt işveren ve asıl işverenin işçiye karşı birlikte sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı hususu göz önünde bulundurulmamıştır. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. ).

Yargıtay başka bir kararında ise[2], 4857 sayılı Kanunun 112’nci maddesinde yapılan değişikliğin kamu kurumları açısından kıdem tazminatından sorumluluğun yalnızca son işveren kamu kurumuyla sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı hususuyla ilgili olduğunu, kamu ihale mevzuatına tabi alt işverenlik sözleşmeleri kapsamında çalışanlarının kıdem tazminatının salt son kamu kurumunda ödeneceğinin öngörülmesinin kamu işverenlerinin alt işverenlere rücu hakkını ortadan kaldırmayacağını belirtmiştir.

Bu yargı kararlarına göre, idare ödediği kıdem tazminatı tutarını en son yüklenici ile paylaşmalı ve yükleniciye rücu etmelidir.

Dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vermiş olduğu görüşünde;[3]

– 6552 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden öncesi için; alt işveren işçilerinin feshe bağlı olan ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücretinin, yerleşik Yargıtay kararları dikkate alındığında, işyeri devri kurallarına göre son alt işverenin ödemesi gerekmektedir. Ancak, 4857 sayılı Kanunun 2’nci maddesine göre bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumluluğu bulunmaktadır. Dolayısı ile asıl işveren işçinin ihbar, kıdem, ücret, fazla çalışma, yıllık izin gibi tüm işçilik haklarından alt işverenle birlikte sorumludur.

– 6552 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden sonra; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62 (e) bendi uyarınca yapılan ihaleler kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan ve iş sözleşmesi kıdem tazminatını ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olan işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmesinde 4857 sayılı Kanunun 112’nci maddesi hükümleri uygulanacak olup, bu durumdaki işçilerin kıdem tazminatları ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ödenmesi gerekmektedir. Alt işveren işçilerinin kıdem tazminatı dışındaki diğer işçilik haklarının ödenmesinde ise yerleşik Yargıtay kararları dikkate alındığında, son alt işveren sorumlu olup, asıl işverenin de müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu görüşe göre, 11.09.2014 öncesi ve sonrası için değerlendirme yapılmış, özellikle 11.09.2014 tarihinden sonra iş sözleşmelerinin kıdem tazminatı ödenecek şekilde fesih gerçekleşmişse 10.09.2014 öncesi hizmetlerine yönelik hizmetleri de dahil olmak üzere kıdem tazminatının idare tarafından ödeneceğine, bu ödenen tutarın alt işverene rücu edileceğine değinilmediğine diğer işçilik haklarının ödenmesinde ise idare ile birlikte son alt işverenin birlikte sorumluluğunun söz konusu olduğuna işaret edilmiştir.

İş sözleşmesinin 11.09.2014 tarihinden önce sona eren işçiler yönünden idarenin kıdem tazminatını doğrudan ödemesi noktasında bir yükümlülüğü olmadığından işçiler kıdem tazminatının ödenmesini doğrudan idareden talep edemeyeceklerdir.

7166 sayılı Kanunla Yapılan Düzenlemede Kıdem Tazminatı Ödemesi ve Anayasa Mahkemesi Kararı (22 Şubat 2019-14 Ekim 2019 Dönemi)

7166 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile 11 Eylül 2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında ve 11 Eylül 2014 tarihinden sonraki hizmet süresine ait kıdem tazminatı ödemeleri için idare ile alt işveren arasında imzalanan sözleşmede rücu ile ilgili bir düzenleme varsa alt işverenlere rücu edilecek yoksa edilmeyecektir. Bu düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin 15 Ekim 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 19/9/2019 tarihli ve E.2019/42, K.2019/73 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.

22 Şubat 2019 tarihi itibariyle idareler tarafından alt yüklenicilere rücu edilmek üzere yürütülen davalarda rücu edilmeyecek kısmı için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilecek, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılacaktır. Bu düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin 15 Ekim 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 19/9/2019 tarihli ve E.2019/42, K.2019/73 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Ancak, icra takiplerinde rücu edilmeyecek kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilecek, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılacak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmayacak ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmeyecektir. Bu düzenleme bu dönem aralığı için uygulanmakta olup, iptal edilmemiştir.

Anayasa Mahkemesi söz konusu maddelerin ilgili fıkra ve cümlelerini iptal gerekçesinde; kamuda 11.09.2014 tarihinden sonra imzalanan personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesine taraf olan alt yüklenicilere karşı sözleşmede açık hüküm bulunması dışında rücu yolunun kapatılması ve bu kapsamdaki derdest davaların sonlandırılmasını öngören itiraz konusu kuralların bu kesimdeki alt işverenler yönünden farklı bir uygulama getirmesinin nesnel ve makul bir temele dayalı olduğu söylenemeyeceği ve bu nedenle itiraz konusu kurallarla getirilen farklı düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirtilmiştir.

11.09.2014 tarihinden önce imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11.09.2014 tarihinden önce geçen süreye ilişkin kıdem tazminatı ödemelerine ilişkin alt işverenlere/taşeronlara rücu edilebilecektir.[4]

Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi’nin bu iptal kararının ardından taşeron işçilere ödenen kıdem tazminatlarında rücu ile ilgili olarak eskiye dönüldü. Asıl işveren durumundaki kamu kurum ve kuruluşları, ödedikleri kıdem tazminatlarının alt işveren konumundaki şirketlere rücu ettirilmesi yoluna gidecekler.[5] Başka bir deyişle, 15.10.2019 tarihinden sonraki uygulamada idare ödediği kıdem tazminatını alt yüklenicilerden rücu etmeleri gerektiği ortaya çıkmaktadır.

İdarede, 01.01.2003 Tarihinden Önce Hizmeti Olan İşçilere Bu Tarihten Önceki Sürelerde Kıdem Tazminatı Ödenip Ödenmeyeceği

6552 sayılı Kanunla kıdem tazminatının idareler tarafından ödenmesine ilişikin yapılan düzenleme, 4734 sayılı Kanunun 62/e kapsamındaki personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihaleleri için geçerlidir. 4734 sayılı Kanunun 01.01.2003 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında bu tarihten sonraki çalışmalarda kıdem tazmimatının ödenmesi gerektiği noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Ancak, 01.01.2003 tarihinden önceki süreler için ödenip ödenmeyeceği tartışma konusudur. Konu hakkında dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından verilen görüş yazısında[6], kıdem tazminatı ödemesine esas gün hesabında 01.01.2003 tarihi öncesi 2886 sayılı Kanun kapsamında yapılan hizmet alımlarında geçen sürelerin dikkate alınmayacağı, ayrıca 01.01.2003 tarihinden sonra personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında doğrudan temin usulü ile yapılan bir hizmet alımı bulunması halinde bu sürelerin de kıdem tazminatı ödemesine esas gün hesabında dikkate alınmayacağı belirtilmiştir.

02.04.2018 Tarihinden Sonra Kıdem Tazminatı Ödemeleri Mahalli İdare Tarafından mı Yoksa Mahalli İdare Şirketi Tarafından mı Yapılmalıdır? Rücu Söz Konusu Olacak mı?

Her ne kadar 696 sayılı KHK ile personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde özel sektör alt yüklenicileri devre dışı bırakılmış, bunun yerine mahalli idarelerde mahalli idarelerin kurmuş oldukları mahalli idare şirketleri devreye alınmış olsa da 6552 sayılı Kanunun yürürlükte bulunduğu göz önüne alındığında, 02.04.2018 tarihinden sonra kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde işten ayrılan işçinin kıdem tazminatı ilgili mahalli idare tarafından ödenmeli ve ödenen kıdem tazminatı, 02.04.2018 tarihinden itibaren alt yüklenici konumuna geçen ilgili mahalli idare şirketinden rücu edilmelidir. Ancak, bu konuda mahalli idare personel şirketlerinin kıdem tazminatı yükünü ne şekilde karşılayabilecekleri de tartışma konusudur. Dolayısıyla, mahalli idare ile mahalli idare şirketi arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinde kar oranının azami oran olan %7 belirlenmeli ki, en azından mahalli idare şirketleri bu yükü kaldırmış olsun.

Örneğin; 01.01.2013 tarihinde işe başlayan ve 696 sayılı KHK ile belediye şirketine geçen işçisine 01.10.2019 tarihinde emekli olduğu için 01.10.2019 tarihinde hak ettiği kıdem tazminatını hesaplayıp ödemiştir.

  • 01.2013-31.12.2013, A Firması, (Rücuya gidilmeli)
  • 01.2014-31.12.2014, B Firması, (Rücuya gidilmeli)
  • 01.2015-01.04.2018, C Firması, (Rücuya gidilmeli)
  • 04.2018-01.10.2019, Belediye Şirketi, (Rücuya gidilmeli)

Bu örneğimizde Belediye, 696 sayılı KHK ile taşerondan belediye şirketine geçen işçisine 01.10.2019 tarihinde emekli olduğu için 01.10.2019 tarihinde hak ettiği kıdem tazminatını hesaplayıp ödemiştir. İşçinin işe başladığı 01.01.2013 tarihinden 696 sayılı KHK ile kadroya geçtiği 01.04.2018 tarihine kadar alt işverenler altında çalışması sebebiyle, her bir alt işverende çalıştığı süreler için İdarenin rücu davası açması gerekmektedir. Ayrıca 02.04.2018-01.10.2019 dönemine ilişkin olarak da belediye şirketinde geçen sürelere isabet eden kıdem tazminatının, belediye şirketine rücu edilmesi (hakediş ödemelerinden mahsup edilerek) gerekir.[7]

İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Çerçevesinde Faturalandırma

İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın[8] 5’inci maddesinin (4) ve (5) numaralı fıkralarında aşağıdaki düzenlemelere yer verilmiştir.

“ (4) İdare tarafından şirkete personel gideri için yapılacak aylık ödemelerin toplamı, hizmet alım sözleşmesinde öngörülen işçi ücretleri esas alınarak hesaplanan;

a) Asgari işçilik maliyeti,

b) Asgari işçilik maliyeti üzerinden hesaplanan %4 sözleşme giderleri ve genel giderler,

c) İşçilikle bağlantılı ayni giderler,

ç) Asgari işçilik maliyeti ve işçilikle bağlantılı ayni giderler toplamı üzerinden %7’ye kadar belirlenecek kâr, dahil işçilik giderleri toplamını aşamaz. İşçi ücretlerinin tespitinde asgari ücrette meydana gelen artışlar dikkate alınır. Asgari işçilik maliyeti, sözleşme giderleri ve genel giderler ile işçilikle bağlantılı ayni giderler ve kâr oranı, kamu ihale mevzuatı esas alınarak belirlenir.

(5) Şirketin toplam giderleri içinde, işçilere ilişkin personel giderlerinin tutarı dördüncü fıkra hükümlerine göre şirkete yapılan aylık personel ödemelerinin miktarını geçemez. Şirketin idareye sunduğu personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri dışındaki diğer faaliyetlerinde çalışan işçilere ilişkin giderler, bu tutarın tespitinde dikkate alınmaz. “

Bu düzenlemede mahalli idare, mahalli idare şirketine yapacağı aylık ödemeler toplamı mahalli idare ve mahalli idare şirketi arasında yapılan hizmet alım sözleşmesinde öngörülen işçi ücretleri esas alınarak aşağıdaki 4 kalem toplamını geçemeyecektir.

– Asgari işçilik maliyeti,

– Asgari işçilik maliyeti üzerinden hesaplanan %4 sözleşme giderleri ve genel giderler,

– İşçilikle bağlantılı ayni giderler,

– Asgari işçilik maliyeti ve işçilikle bağlantılı ayni giderler toplamı üzerinden %7’ye kadar belirlenecek kâr.

Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.30. (Ek:RG-7/6/2014-29023) maddesinde;

“ Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde isteklilerin teklif bedelleri varsa yüklenici karı ile aşağıdaki bileşenlerden oluşur:

a) Asgari İşçilik Maliyeti: İhale tarihinde yürürlükte bulunan brüt asgari ücret veya idari şartnamede brüt asgari ücretin yüzde (%) fazlası olarak belirlenen ücret (ulusal bayram ve genel tatil günleri ile fazla çalışma saatlerine ilişkin ücretler dahil), nakdi yemek ve yol bedeli gibi prime esas kazancın hesabında esas alınan işçiliğe bağlı diğer ödemeler ve işveren sigorta primlerinin toplam tutarı asgari işçilik maliyetini oluşturur.

b) İşçilikle Bağlantılı Ayni Giderler: İdari şartnamede işçi sayısıyla bağlantı olarak teklife dahil edilmesi öngörülen ayni giderler teklif bileşeni kabul edilir.

c) Hizmetin Yürütülmesine Yardımcı Unsurlar: İhale konusu hizmet işinin yürütülmesinde yardımcı nitelikte olan ve idari şartnamede belirtilen unsurlar teklif bileşeni kabul edilir.

ç) Sözleşme Giderleri ve Genel Giderler: İhale ve sözleşmeye ilişkin damga vergileri, Kamu İhale Kurumu payı ve noter masrafları gibi sözleşme giderleri ile amortisman, (Mülga ibare:RG-25/10/2014-29156) (…) ihale konusu işte kullanılacak giyim gideri, oryantasyon (ihale konusu işe uyum) eğitimi gideri, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanı ücreti ile çalışanlara verilecek eğitim gideri, silahlı atış eğitim gideri, özel güvenlik mali sorumluluk sigortası gideri, yaka kartı, önemli bir bileşen olarak değerlendirilmeyen ilaçlama gideri, toplu ulaşım kartı bedeli ve bu nitelikteki genel giderleri karşılamak üzere, birim fiyat teklif cetvelinde yer alan her bir işçilik birim fiyatı üzerinden; işçi sayısı üzerinden teklif alınması idarece uygun görülmeyen iş kalemi/kalemleri için ise çalıştırılacak her bir personelin işçilik maliyeti üzerinden, % 4 oranında hesaplanan sözleşme giderleri ve genel giderler teklif bileşeni olarak kabul edilir.”

Bu düzenlemeye göre; %4 sözleşme giderleri ve genel giderler içerisinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer iş mevzuatından kaynaklı işçilik giderleri yer almamaktadır.

Sonuç

696 sayılı KHK kapsamında mahalli idare şirket işçiliğine geçirilen işçilerin herhangi bir nedenle kıdem tazminatına hak kazanacak veya kazanmayacak şekilde iş sözleşmelerinin sonlandırılmasında işçilik alacaklarının ilgili mahalli idareden mi, mahalli idare şirketinden mi, diğer yüklenici firmalardan mı ödenip ödenmeyeceği, bu işçilik haklarından öncelikle hangisinin/hangilerinin kimin tarafından ödeneceği, rücu edilip edilmeyeceği konusu yine güncelliğini korumaktadır.

696 sayılı KHK kapsamında merkezi idarelerin sürekli/geçici işçi pozisyonlarına geçen işçiler açısından 02.04.2018 tarihinden önceki (en son tarih 01.01.2003) hizmetler de dikkate alınarak 02.04.2018 tarihinden sonraki hizmetleri de göz önünde bulundurularak idarede geçirilen tüm süreler için idare tarafından doğrudan işçisine işçilik hakları ödenmeli, 10.09.2014 tarihinden önceki süreye ait kıdem tazminatı dahil diğer işçilik hakları yüklenici firma/firmalara rücu edilmeli, 11.09.2014-01.04.2018 dönemi için kıdem tazminatı dışındaki diğer işçilik hakları yüklenici firma/firmalardan rücu edilmelidir.

696 sayılı KHK kapsamında mahalli idarelerin mahalli idare şirket işçiliğine geçirilen işçiler açısından ise 02.04.2018 tarihinden önceki (en son tarih 01.01.2003) hizmetler de dikkate alınarak 02.04.2018 tarihinden sonraki hizmetleri de göz önünde bulundurularak idarede geçirilen tüm süreler için idare tarafından sadece kıdem tazminatı ödenmeli, idare 10.09.2014 tarihi ve öncesine ait süreye tekabül eden kıdem tazminatı yüklenici firma/firmalara rücu edilmeli, kıdem tazminatı dışındaki diğer işçilik hakları mahalli idare şirketi tarafından işçiye ödenmeli, 01.04.2018 tarihi ve öncesi süreye ait işçilik hakları yüklenici firma/firmalara rücu edilmelidir.

YASAL UYARI Bu çalışma Kamutech Yazılım A.Ş. mevzuat grubu uzmanları tarafından hazırlanmıştır. Makalenin her türlü yayın hakkı Kamutech Yazılım A.Ş.'ye aittir. Kaynak göstermek ve link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir. [1] Yrg. 22. HD., T.23.06.2016, E.2016/15460, K.2016/19015 [2] Yrg. 22. HD., T.19.11.2018, E.2016/707, K.2018/24754 [3] Çalışma Genel Müdürlüğü, 15.05.2015 tarihli ve 58186755/010-9489 sayılı görüş yazısı [4] TEMİR Arif, Kamuda Taşeronlara/Alt İşverenlere Kıdem Tazminatı Rücu Edilmeyecek, Yaklaşım, Nisan 2019 [5]Kıdem Tazminatında Eskiye Dönüldü! Anayasa Mahkemesi Kıdem Tazminatlarının Şirketlere Rücu Edilmemesine İlişkin Maddeleri İptal Etti!, 15.10.2019, www.kamuiscileri.net [6] 22.06.2016 tarihli ve 58186755-010-E.4037 sayılı görüş yazısı [7] UĞURLU Ali Hikmet, Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Sonrasında Taşeron İşçilere Ödenen Kıdem Tazminatları Alt İşveren Şirketlere Nasıl Rücu Edilecektir?, 21.10.2019, www.kamuiscileri.net [8] 28.04.2018 tarih ve 30405 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Ekli Dosyalar

20 Tem 2020 - 09:38 - Belediye İşçileri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Boz - KİK İşçilik hesaplama modülüne göre başka bir iş kalemi ile kıdem tazminarını karşılayacak şekilde yaklaşık maliyet belirlemez ve teklif alınırsa aşağıda gördüldüğü halde iken kıdem tazminatı Yükleniciye rücu edilirse Yüklenici Kıdem tazminatını ödeyemez.

Matemetiksel olarak ortada böyle bir parayı bulamaz

Gerek karlı gerek karsız personel çalıştırılmasına dayalı işlerde kıdem tazminatını Yüklenici karşılayamaz

Sözleşme Kıdem Yüklenici

İşçi sayısı Teklif Bedeli Net Maaş Süre Bedeli Tazmiatı Karı

1 kişi (Karsız) 100 TL 58 TL 12 1.200 TL 96 TL 0 TL

1 kişi (Karlı %7) 106,72TL 58 TL 12 1.280,64 96 TL 80,64 TL

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Haziran 22:02