Talepte Bulunmayan İşçi, Mazeret İzin Hakkını Kaybeder mi?

İşçilerin mazeret izinlerinin kullandırılmasında nelere dikkat edilmelidir? İşverenin sorumluluğu nelerdir? İşçi, kullanmadığı mazeret izninin ücretini talep edebilir mi?

Büyütmek için resme tıklayın

Doğum, ölüm, evlenme ve tabi afet gibi durumlar için çalışanlara tanınan ücretli mazeret izinleri, iş hayatında önemli bir yer tutmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu ile belirlenmiş mazeret izinleri Toplu İş Sözleşmeleri (TİS) ile artırılabilmektedir. Nitekim Kanunla belirlenen mazeret izin sürelerinin TİS ile artırılması ya da yeni mazeret izin hakları tanınması sıkça rastlanan bir durumdur.

696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçilere de 12 Nisan 2018 tarihli TİS ile tanınan mazeret izin hakları, İş Kanunu’ndan öngörülen haklardan daha fazladır. Sonraki Toplu İş Sözleşmeleriyle de bu süreler genellikle artırımlı olarak düzenlenmiştir. 

Dolayısıyla taşerondan kadroya geçen işçilerin bazı mazeret izinleri İş Kanunu’nda yer alırken bazıları TİS’ten gelmektedir.

696 KHK’lı işçilerin hem İş Kanunu hem de TİS’ten gelen mazeret izinleri şu şekildedir:

MAZERET TÜRÜTİS Mazeret İzin Hakkıİş Kanunu Mazeret İzin Hakkı
Eşinin Doğum Yapması Halinde5 Gün5 Gün
Evlenmesi Halinde5 Gün3 Gün
Eş ve Çocuğunun Ölümü Halinde6 Gün3 Gün
Anne, Baba, Kardeşinin Ölümü5 Gün3 Gün
Kayınpeder veya kayınvalide ölümü2 Gün
Tabii Afet Halinde Mazeret İzni10 Gün
Evlat Edinme Mazeret İzni3 Gün
Özürlü Çocuk Mazeret İzni10 Gün

Peki işçilerin mazeret izinlerinin kullandırılmasında nelere dikkat edilmelidir? İşverenin sorumluluğu nelerdir?

MAZERET İZNİNİN KULLANIMI, İŞÇİNİN TALEBİNE BAĞLIDIR!

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin, 2011/6774 E., 2013/13240 sayılı Kararı, mazeret izinleriyle ilgili yol gösterici niteliktedir.

Bu kararda mazeret izinleri ile yıllık izin arasındaki farklar detaylı şekilde ortaya konulmakta, işverenin sorumluluğu açıklığa kavuşturulmaktadır.

Söz konusu kararda,

“Mazeret izinlerinin kullanılabilmesi için kural olarak işçinin bu yönde talepte bulunması gerekir.” denilmektedir.

Dolayısıyla mazeret izin hakkının söz konusu olabilmesi için işçinin talepte bulunması ön şarttır. Yıllık izindeki gibi çalışma süresine bağlı olarak otomatik doğan bir hak değildir. İşçinin mazeretine bağlı olarak talepte bulunmaması, hak düşürücü nedendir. Örneğin çocuğu olan işçi, bu durumu işverene bildirip mazeret izin talebinde bulunmakla yükümlüdür. Talepte bulunmayan işçi, öngörülen mazeret izin süresini geçirmesi halinde izin hakkını kaybedecektir.

MAZERET İZİNLERİ NE ZAMAN KULLANILMALIDIR?

Yargıtay’ın söz konusu kararında vurgulanan bir diğer husus ise mazeret izninin, izni gerektiren olgunun gerçekleştiği anda kullanılmasının gerekliliğidir. Örneğin babası ölen işçi, bu nedenle hak kazanacağı izni babasının vefat tarihini takip eden günlerde kullanmak durumundadır. Mazeret iznini olaya bağlı olarak talep edip kullanmayan işçinin daha sonraki talepleri geçersizdir.

Bu husus, Yargıtay kararında şu şekilde hüküm altına alınmıştır:

“… yıllık ücretli izin dışındaki yasal diğer izinlerin, izni gerektiren olgunun gerçekleştiği anda kullanılması gerekir… İşçi bu iznini, izni gerektiren olay bittikten sonra işverene talepte bulunarak kullanamayacağı gibi ilerde kullanmadığı gerekçesi ile karşılığı ücretin ödenmesini talep edemez.”

KULLANILMAYAN MAZERET İZİNLERİ ÜCRETE DÖNÜŞÜR MÜ?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kullanılmayan mazeret izinlerinin yıllık izindeki gibi iş sözleşmesinin sona ermesiyle ücrete dönüşmeyeceğini de hüküm altına almıştır. Bilindiği gibi işçinin kullanılmayan yıllık izni, iş sözleşmesinin feshinde ücrete dönüşmektedir. Ancak mazeret izinlerinde böyle bir durum söz konusu değildir.

Bu hususlar, 9. Hukuk Dairesi’nin kararında şöyle vurgulanmaktadır:

“Yıllık ücretli izin, işverenin yönetim hakkı kapsamında işçiye yılın herhangi bir zaman diliminde ya da daha sonraki bir dönemde kullandırılabilir. Kullandırılmadığı takdirde sonuçta, iş sözleşmesinin feshi ile bu hak izin alacağına dönüşmektedir. Oysa yıllık ücretli izin dışındaki yasal diğer izinlerin, izni gerektiren olgunun, gerçekleştiği anda kullanılması gerekir. İşçi bu iznini, izni gerektiren olay bittikten sonra işverene talepte bulunarak kullanamayacağı gibi, ilerde kullanmadığı gerekçesi ile karşılığı ücretin ödenmesini talep edemez. Bir başka anlatımla, bu izinler ilerde alacağa dönüşmez.”

İşte o Yargıtay kararı:

Karar İçeriği

9. Hukuk Dairesi 2011/6774 E. , 2013/13240 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, vardiya gece zammı ücreti, kullandırılmayan ücretli idari izin ücreti, genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan bir kısım alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, vardiya gece zammı, kullandırılmayan ücretli idari izin ücreti, genel tatil ve fazla çalışma alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ücretli idari izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, Türk İş Hukukunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53 ve devamı maddelerinde yıllık ücretli izin düzenlenmiş, yıllık ücretli iznin bir dinlenme hakkı olduğu, kullandırılmasının esas olduğu, ancak kullandırılmadığı takdirde ancak iş sözleşmesinin feshedilmesi ile karşılığı ücret alacağının ödeneceği belirtilmiştir. Anılan yasada mazeret izinlerine kısmen yer verilmesine rağmen, bu mazeret izinlerinin kullandırılmaması halinde, karşılığında ücret ödeneceği açıkça düzenlenmemiştir. Bunun dışında Hafta Tatili Hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca, çalışanlara haftada bir gün dinlenmeleri için izin verilmesi gerekmektedir. Tatil günü çalışılması halinde, çalışılan aydaki ücret üzerinden bu alacağı takip eden ayda talep etme hakkı doğmaktadır. Ücretli iznin kullandırılmaması halinde karşılığı ücretin, tatil günü çalışılması halinde yine karşılığı ücretin ödenmesi yasadan kaynaklanmaktadır. Yıllık ve haftalık ücretli izinlerle, belli bir süre işçinin dinlenerek ruhi ve bedeni güç kazanması amaçlanmıştır. Mazeret izinleri, belirli olayların veya durumların gerçekleşmesine bağlı olduklarından genel anlamda dinlenme hakkı kapsamında ele alınmamalıdır.
Yıllık ücretli izin ile hafta tatilinin süresi İş Kanununda nispi emredici olarak düzenlenmiş olup, işçinin belli bir süre çalışması durumunda hak edeceği yıllık izin ve hafta tatilinin kullanılacağı zamanı belirleme yetkisi yönetim hakkı kapsamında işverene tanınmıştır. İşçinin hukuki açıdan mazeretli sayılmasını gerektiren inceleme konusu izinlerde ise işverenin yönetim hakkı yıllık izin ve hafta tatiline göre nispeten sınırlıdır. Yıllık ücretli izin, işverenin yönetim hakkı kapsamında işçiye yılın herhangi bir zaman diliminde yada daha sonraki bir dönemde kullandırılabilir. Kullandırılmadığı takdirde sonuçta, iş sözleşmesinin feshi ile bu hak izin alacağına dönüşmektedir. Oysa yıllık ücretli izin dışındaki yasal diğer izinlerin, izni gerektiren olgunun, gerçekleştiği anda kullanılması gerekir. İşçi bu iznini, izni gerektiren olay bittikten sonra işverene talepte bulunarak kullanamayacağı gibi, ilerde kullanmadığı gerekçesi ile karşılığı ücretin ödenmesini talep edemez. Bir başka anlatımla, bu izinler ilerde alacağa dönüşmez. Mazeret izinlerinin kullanılabilmesi için kural olarak işçinin bu yönde talepte bulunması gerekir.
Dosya içeriğine göre davacının üyesi olduğu sendika ile davalı işveren arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin 31/b maddesinde, İşçiye işlerini görmek üzere, ayda bir iş günü ayrıca ücretli idari izin verileceği düzenlenmiştir. Ancak anılan maddelerde bu izinlerin kullandırılmaması halinde ne gibi bir hukuki yaptırım uygulanacağı kararlaştırılmamıştır. Anılan izinlerin dinlenme hakkı kapsamında bulunmadığı, belirli bir görev veya işleri takip için getirildiği, bu anlamda niteliği itibari ile mazeret izinlerine benzediği anlaşılmaktadır. İzni gerektiren olay bittikten sonra işverene talepte bulunarak bu izni kullanamayacağı gibi, ilerde kullanmadığı gerekçesi ile karşılığı ücretin ödenmesini de talep edemez. İşçinin işlerini görmek için öngörülen bu iznin fesih sonrası ücrete dönüşmesi olanağı bulunmamaktadır. Anılan idari izin isteğinin kullanılmadığı gerekçesi ile yıllık ücretli izin gibi karşılığı ücret alacağına karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu yazının PDF formatına ulaşmak için tıklayınız

 

Ekli Dosyalar

17 Kas 2022 - 09:40 - Kamu İşçi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.