İşçinin Maaşı Tespit Edilirken Hangi Unsurlar Dikkate Alınır?

İş sözleşmesinin tarafları, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. Peki işçinin ücretinin ne kadar olacağının iş sözleşmesinde yazılmaması durumunda, işçinin ücreti nasıl tespit edilir?

4857 sayılı İş Kanununda 32. Maddesinin ilk fıkrasında; genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

Ücret; kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. İş Kanuna göre bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir. Yani işçinin ücreti en çok 1 aylık dönemler halinde ödenmelidir. İşçi ile işverenin anlaşması durumunda günlük, haftalık, 15 günlük ödeme dönemlerinin tespit edilmesi de mümkündür.

İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler.

Peki işçinin ücretinin ne kadar olacağının iş sözleşmesinde yazılmaması durumunda, işçinin ücreti nasıl tespit edilir?

Bu husus, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2021/1898 E., 2021/5250 sayılı Kararıyla şu şekilde açıklığa kavuşturulmuştur:

“İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanununun 323 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.

Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Somut olayda, davacı günlük yevmiyesinin net 100,00 TL, aylık ücretinin net 3.000,00 TL olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece davacının 2.000,00 TL net ücret aldığı kabul edilmişse de emsal ücretin ne olabileceğine dair dosyaya kazandırılan bilgiler, davacı tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında davacının net 2.400,00 TL ücret aldığının kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”

Sonuç olarak Yargıtay, iş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması durumunda işçinin ücretinin tespiti için pek çok unsurun göz önünde tutulması gerektiğini, bu bağlamda ücretin miktarının;

- İşçinin kişisel özellikleri
- İşyerindeki ya da meslekteki kıdemi
- Meslek unvanı
- Yapılan işin niteliği
- İş sözleşmesinin türü
- İşyerinin özellikleri
- Emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler
- Örf ve adetler göz önünde tutularak belirleneceğini hüküm altına almıştır.

Öte yandan çalışma hayatında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.

Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, Meslek unvanı, Fiilen yaptığı iş, İşyerinin özellikleri ve Emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında;

- Tanık beyanları gözetilmeli
- İşçinin meslekte geçirdiği süre
- İşyerinde çalıştığı tarihler
- Meslek unvanı
- Fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

23 Eki 2022 - 10:00 - İşçi Maaşı


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.

01

A.b. - Yargıtay kararında atıfta bulunulan borçlar kanunun 323. maddesi kiralara ilişkin.. Sanırım 400 lerden sonra bir madde olmalı ücretle ilgili olan kısım.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Eylül 08:57