Yargıtay’dan Genel Tavan Kararı! Kıdem Tazminatı Tavanı Aşılabilir mi?  

Kıdem tazminatında genel tavan uygulaması hangi durumlarda geçerlidir? Kıdem tazminatı tavanının aşılmasında istisnai haller nelerdir?

İşçilerin kıdem tazminatına hak kazanma koşullarını belirleyen 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinde, “Toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.” şeklinde kurala yer verilmiştir.

Belirtilen üst sınır, “ genel tavan” olarak adlandırılabilir. En yüksek devlet memuru da Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı olduğundan genel tavan, bu görevdeki kişinin emekliliği halinde Emekli Sandığınca ödenecek olan bir yıllık ikramiye oranını geçemeyecektir.

Peki kıdem tazminatında genel tavan uygulaması hangi durumlarda geçerlidir?

Kıdem tazminatı tavanını aşılmasında istisnai haller nelerdir?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2018/7243 Esas ve 2018/16457 sayılı Kararında kıdem tazminatındaki genel tavan uygulamasını ve bunun istisnalarını belirlemiştir.

Buna göre; kıdem tazminatında genel tavan, iş sözleşmesinin feshedildiği andaki tavandır.

İhbar süresi kullandırılarak yapılan fesihlerde, ihbar süresinin son bulduğu tarih tavanın tespitinde dikkate alınır.

İşverence ihbar süresi tanınmaksızın işçinin iş sözleşmesinin feshine rağmen ihbar tazminatının ödenmemiş olması durumunda, ihbar süresi içinde meydana gelen tavan artışından işçinin yararlanabileceği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.

İşçinin işe iade kararı üzerine süresi içinde başvurmasına karşın, işverence işe başlatılmaması halinde, fesih işe başlatmama tarihinde gerçekleşeceğinden, kıdem tazminatı tavanı işe başlatmama tarihine göre belirlenmelidir.

Mevsimlik işlerde, işçinin iş sözleşmesinin mevsim sonu itibarıyla feshedilmesi halinde kıdem tazminatı tavanı anılan fesih tarihine göre belirlenmelidir.

Kıdem tazminatının tabanını 1475 sayılı yasanın 14. maddesinde öngörülen her yıl için 30 günlük ücret oluşturur. Aynı maddede 30 günlük sürenin hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine olarak arttırılabileceği öngörülmüştür. 

Kıdem tazminatının tavanını öngören 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi halen yürürlüktedir. Buna göre kıdem tazminatı tavanını öngören kuralın mutlak emredici olduğu kabul edilmelidir.

9. Hukuk Dairesince kıdem tazminatı tavanının yasada emredici şekilde düzenlendiği ve işçi yararına olsa da tavanı arttıran ya da tümüyle ortadan kaldıran sözleşme hükümlerinin geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır.

Ancak yasayla aksine imkan veren hallerde tavanın aşılması, geçersizlik sonucunu doğurmaz. Örneğin 22.10.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5004 sayılı Yasanın 10. maddesinde, bazı kurumlar yönünden belli bir süre içinde kendi isteği ile işten ayrılacak olanlara ve işverence iş sözleşmesi belli bir zaman dilimi içinde feshedilmiş olanlara kıdem tazminatının %20 fazlasıyla ödeneceği kurala bağlanmış olmakla, % 20 fazlasıyla ödeme yönünde açık kural sebebiyle kıdem tazminatının aşıldığı sonucuna varılamaz.

Yine, 406 sayılı Yasanın geçici 4. maddesine göre, kıdem tazminatının % 30 fazlasıyla ödeneceğine dair kurallar kıdem tazminatı genel tavanının uygulanmasının istisnasını oluşturur. (9. Hukuk Dairesi 2018/7243 E., 2018/16457 K.)

20 Nis 2022 - 12:40 - İşçi Maaşı


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.