Ulusal Bayramda Mesaiye Gelmeyen İşçi Hakkında Hangi İşlem Yapılır?

Bireysel iş sözleşmesinde çalışmayı kabul etmesine rağmen, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda mesaiye gelmeyen işçiye nasıl bir işlem yapılabilir?

Bilindiği gibi Ulusal Bayram ve Genel Tatiller, işçilerin yasal olarak izinli oldukları günlerdir.

Ancak işveren, Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde, yasal olarak izinli olmasına karşın işçinin çalışmasına ihtiyaç duyabilir.

İşin niteliği de çalışılmayı gerektiriyorsa, bu durumda işçinin çalışmasını talep etme hakkına sahiptir. Elbet de Ulusal Bayram ve Genel Tatil çalışmasına karşın İş Kanunu ve Toplu İş Sözleşmesi ile tanımlanan ilave ücreti ödemekle yükümlüdür.

Peki Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde çalışması istenen işçiden muvafakat alınması zorunlu mudur?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2018/9185 E., 2019/7777 sayılı Kararında şöyle denilmektedir;

“Davacı işçi, davalı işyerinde işe başlarken imzaladığı bireysel iş sözleşmesi ile ulusal bayram genel tatil günlerinde de çalışmayı kabul etmiştir. Fazla mesaiye muvafakat her yıl yeniden alınması gerekirken bu yükümlülük ulusal bayram genel tatil çalışmaları bakımından geçerli değildir.”

(Not: Fazla mesai için her yıl muvafakat alınma şartı, 25.08.2017 tarihli 30165 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma Ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’de değişiklik yapılmak suretiyle kaldırılmıştır. İş sözleşmesinde fazla çalışma yapılabilmesine ilişkin hüküm varsa, her yıl yazılı olarak fazla mesai onayı almasına da gerek yoktur. Yargıtay’ın söz konusu kararına konu olan dava tarihi, yönetmelik değişikliğinden önce olduğu için kararda söz konusu hususa ilişkin eski hüküm yer almıştır.)

Dolayısıyla Yargıtay, Ulusal Bayram ve Genel Tatil çalışmaları için her yıl muvafakat alınmasına gerek olmadığına, işçinin bireysel iş sözleşmesinde söz konusu sürelerde çalışmayı kabul etmesinin yeterli olacağına karar vermiştir.

Yani işçinin bireysel iş sözleşmesinde Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde çalışmayı kabul ettiğine dair bir hüküm varsa, işveren bu işçiyi söz konusu günlerde çalıştırabilir.

Peki bireysel iş sözleşmesinde çalışmayı kabul etmesine rağmen Ulusal Bayram ve Genel Tatillerde mesaiye gelmeyen işçiye nasıl bir işlem yapılabilir?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin aynı kararının devamında şöyle denilmektedir:

“2015 yılı Kurban Bayramı günleri için hangi işçilerin hangi gün nöbetçi olup çalışacakları vardiya çizelgesi ile düzenlemiş ve davacı işçi Kurban Bayramı süresi içinde çalışacak işçiler arasında gösterilmiştir. Söz konusu vardiya çizelgesi dosyaya sunulmuştur. Davacı işçinin nöbetçi olduğu halde Kurban Bayramı süresince vardiyasına gelmediği uyuşmazlık dışıdır. Davacı işçinin bayram sonrası işe geldiğinde alınan savunmasının içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacı işçi bayramda çalışacak işçilerden olduğunu da bilmektedir. Davacı işçinin izin vermeye yetkili kişiyi arayıp izin almadığı da hem savunma içeriğinden, hem de ilgilinin tanık beyanından anlaşılmaktadır.

Sonuç itibariyle, davacının 2015 yılı Kurban Bayramında nöbetçi bırakılan işçilerden olduğu halde izin almaksızın vardiyasına gitmediği sabittir. Hal böyle iken Kurban Bayramı günlerinin resmi tatil oluşu karşısında gelmemenin haklı feshe dayanak teşkil edecek devamsızlık niteliği de yoktur. Davacının söz konusu davranışı devamsızlık niteliği taşımamakla birlikte işverenden habersiz gerçekleştiği için iş akışını bozduğu ve işyerinde olumsuzluklara neden olduğu açıktır. Bu nedenle davalının iş akdinin feshinin haklı değil, ancak geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.”

Dolayısıyla Yargıtay, görevli olduğu halde bayramda mesaisine gelmeyen işçinin kusurlu olduğuna hükmederken işten çıkarılmasının doğru olduğuna karar vermiştir. Ancak bayram günlerinin resmi tatil oluşu karşısında işe gelmemenin haklı nedenle tazminatsız işten çıkarmaya dayanak teşkil edecek devamsızlık niteliği taşımadığına, işçinin işe gelmemesinin iş akışını bozduğu ve iş yerinde olumsuzluklara neden olduğu için, iş sözleşmesinin geçerli nedene dayanarak kıdem tazminatı ödenmek suretiyle feshedilebileceğine hükmetmiştir. (Burada işin niteliği de önemlidir. Sağlık, güvenlik gibi alanlarda işe devamsızlığın, iş yerinde önemli ve telafisi imkansız sorunlara yol açacağı açıktır. Yargıtay’ın kararına konu olan somut uyuşmazlık da, unlu mamüller üreten bir iş yerinde işçinin Kurban Bayramında mesaisine gelmemesine ilişkindir. Kararda “Davacının çalıştığı işyeri unlu mamüller üzerine üretim yapmakta olup bayramda da çalışması işin doğası gereğidir.” denilmiştir. Yani Yargıtay, işçinin işten çıkarılmasını onaylarken işin niteliğini de dikkate almış, işçinin işe gelmemesinin iş yerinde olumsuzlara neden olduğuna vurgu yapmıştır.)

Sonuç olarak iş sözleşmesinde Ulusal Bayram ve Genel Tatillerde çalışacağını kabul eden işçi, bu yükümlülüğünü yerine getirmek durumundadır. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen işçinin davranışı, iş sözleşmesinin tazminatsız şekilde feshedilmesini gerektirecek ağırlıkta olmamak birlikte kıdem tazminatı ödenerek geçerli fesih kapsamında (işin niteliğine de bağlı olarak) işten çıkarılmasına imkan verecek niteliktedir.

19 May 2022 - 13:00 - İşçi Maaşı


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.