Yargıtay’dan 696 Sayılı KHK ile Kadroya Geçen İşçileri Sevindirecek TİS Kararı!

Yargıtay, taşerondan kadroya geçen işçilerin kadroya geçtikleri tarih olan 02/04/2018 tarihinden 31/10/2020 tarihine kadar uygulanacak olan Yüksek Hakem Kurulu kararları dışında, geçerli olan TİS kapsamında mali ve sosyal haklar elde edebileceğine karar verdi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 696 sayılı KHK ile kadroya geçen taşeron işçileri ilgilerinde önemli bir karar verdi.

9. Hukuk Dairesi 2021/5083 Esas, 2021/9205 sayılı Kararında; 696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçilerin, geçişten önce çalıştıkları alt işveren ile imzaladıkları bir toplu iş sözleşmesi varsa, bu toplu sözleşme hükümlerinin kadroya geçişten sonra da, yürürlük süresi boyunca geçerli olacağına karar verdi.

Böylece taşerondan kadroya geçen işçilerin kadroya geçtikleri tarih olan 02/04/2018 tarihinden 31/10/2020 tarihine kadar uygulanacak olan Yüksek Hakem Kurulu kararları dışında, geçerli olan TİS kapsamında mali ve sosyal haklar elde edebilmesine imkan tanındı.

Yargıtay’ın 696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçileri için kritik değerde olan kararı özetle şöyle:

“Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçişten sonraki dönemde alt işverenin taraf olduğu ve yürürlük süresi devam eden toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin olup olmadığı ile sürekli işçi kadrosuna geçiş sırasında tanzim edilen sulh sözleşmesindeki feragat beyanının işçilik alacağı taleplerine etki edip etmediği noktalarında toplanmaktadır.

20/11/2017 tarih ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (01/02/2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun’un 118. maddesi aynen kabul edilen) 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmün Kararname’ye eklenen geçici 23. maddesinde maddede belirtilen kamu idareleri ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar ile ve yine maddede belirtilen idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında, 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 04/12/2017 tarihi itibariyle çalışmakta olanların, maddede öngörülen şartları taşımaları, yazılı olarak başvurmaları ve yapılacak sınavda başarılı olmaları kaydıyla sürekli işçi kadrolarına geçirilecekleri düzenlenmiştir.

Aynı düzenlemeye göre, “sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin kadroları, başka bir işleme gerek kalmaksızın geçiş işleminin yapıldığı tarih itibariyle sürekli işçi unvanı ile ihdas edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar ilgili idarelerce adedi, bütçe ve teşkilatı ile birimi/yerleşim yeri belirtilmek suretiyle geçiş işlemlerinin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığına bildirilir. Sözleşmeleri askıya alınanlar ile askerde bulunanların kadroları hariç olmak üzere bu şekilde ihdas edilen sürekli işçi kadroları, herhangi bir sebeple boşalması halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır” (375 sayılı KHK, geçici m. 23/4).

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 23. maddesinde yüklenici çalışanlarının sürekli işçi kadrolarına geçirilmelerinden dolayı kamu maliyesine ek bir yük getirilmemesi de gözönünde bulundurulmuştur. Buna göre, “sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındaki idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçisten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir. Bu madde kapsamındaki idarelerde; 6356 Sayılı Kanunun geçici 7 inci maddesinde belirtilen mevcut işyerleri bakımından anılan Kanuna uygun olarak yetki başvurusunda bulunulabilir, ancak geçişi yapılan işçiler için yeni tescil edilen işyerlerinde, geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra yetki başvurusunda bulunulabilir.”

Kadroya geçiş işlemleri tamamlanan işçilere idarelerce 31/10/2020 tarihine kadar uygulanacak olan “375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri” Yüksek Hakem Kurulunca karara bağlanmıştır.

Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili müvekkilinin davalılardan Kastamonu Üniversitesi bünyesinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiği Nisan 2018 tarihine kadar özel güvenlik hizmet alım işi kapsamında diğer davalı V. Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. nezdinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştırıldığını, Güvenlik ve Savunma İşçileri Sendikası ile davalı V.. Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. arasında Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan 15/07/2017-31/12/2018 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin davalılarca uygulanmadığını ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakları istemiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının alt işveren nezdinde çalıştığı 15/07/2017-01/04/2018 ve sürekli işçi kadrosuna geçiş sonrası olan 02/04/2018-31/12/2018 tarihleri arasında olmak üzere iki farklı dönem halinde hesaplama yapılmıştır. Mahkemece bu hesaplamalara istinaden 15/07/2017-01/04/2018 tarihleri arasında talep edilen alacaklar yönünden kısmen kabul kararı verilmiş ancak 02/04/2018 tarihinden sonra bahsi geçen toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulama imkanı olmadığından 02/04/2018-31/12/2018 tarihleri arasındaki alacak taleplerinin reddine dair hüküm kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı, davacı ve davalılardan Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının 02/04/2018 tarihinde davalı üniversite bünyesinde kadroya geçirildiği ve anılan tarihten itibaren “375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 23. maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri” uygulanacağından, 02/04/2018-31/12/2018 tarihleri arasında talep edilen alacaklar yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Dosyada mevcut belge ve bilgilerin incelenmesinde; davacının Güvenlik ve Savunma İşçileri Sendikasına üye oldugu, adı geçen sendika ile davalı alt işveren V. Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. arasında Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan 15/07/2017-31/12/2018 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin bulunduğu, davacının 02/04/2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname doğrultusunda kadroya geçirildiği anlaşılmaktadır. Davacının sürekli işçi kadrosuna geçerken davalılardan Kastamonu Üniversitesi ile imzalanan sulh sözleşmesi ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak iş sözleşmelerinden dolayı herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğini kabul ve beyan ettiği görülmektedir.

Tüm bu yargılama safahati ile hukuki ve maddi olgular birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda da bahsedilen 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 23. maddesinde dava konusu uyuşmazlıkla doğrudan ilgili olmak üzere, geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındaki idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin anılan madde kapsamında yer alan idarelerce sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde esas alınacağı düzenlenmiştir. İlgili hukuki düzenleme gereğince 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kadroya geçirilen davacının, alt işverende gerçekleşen çalışma süresi içerisinde yararlanmakta olduğu toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin sona erme tarihi olan 31/12/2018 tarihine kadar yararlandırılması gerektiği kabul edilmelidir. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin davacının üyesi olduğu Güvenlik ve Savunma İşçileri Sendikası ile davalı V. Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. arasında Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan 15/07/2017-31/12/2018 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 02/04/2018-31/12/2018 tarihleri arasındaki dönem için uygulanma kabiliyetini haiz olmadığı şeklindeki kabulü yerinde değildir. Hal böyle olmakla birlikte, davacının sürekli işçi kadrosuna geçişi sırasında davalılardan Kastamonu Üniversitesi ile imzaladığı sulh sözleşmesinde daha önce alt işveren işçisi olarak çalıştığı dönemlere ilişkin verdiği feragat beyanına davalı Kastamonu Üniversitesi yönünden hukuki değer atfedilmesi gerekmektedir. Bu itibarla davacının V. Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti.’nde çalıştığı 15/7/2017-01/04/2018 dönemi için sadece davalılardan V. Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti.’nin ve sürekli işçi kadrosuna geçtiği 02/04/2018-31/12/2018 arasındaki dönem yönünden ise sadece davalılardan Kastamonu Üniversitesi sorumlu olmak üzere işçilik alacaklarına hak kazanabileceği kabul edilmelidir. Mahkemece davacının ıslah dilekçesi de değerlendirilmek suretiyle ve bu sorumluluk esasları nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

 

25 Nis 2022 - 14:30 - Yüksek Hakem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.