Belediye Şirketleri Basiretli Bir Tacir Gibi Davranmakla Yükümlüdür! 

Belediye Kanununa göre belediyeler, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre şirket kurabilmektedir. Belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir.

Özel hukuk hükümlerine tabi olmaları nedeniyle, Türk Ticaret Kanununda anonim ve limited şirketler hakkında öngörülen tüm yükümlülükler belediye şirketleri için de geçerlidir. Bu kapsamda, belediye şirketleri, diğer sermaye şirketleri gibi basiretli bir tacir (iş adamı) gibi hareket etmek zorundadır.

Peki, şirketlerin basiretli bir tacir gibi davranması ne anlama gelmektedir?

Ticaret Kanununda her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Türk Dil Kurumu Sözlüğünde “basiretli” terimi; gerçeği görebilen, uzağı görebilen, basireti olan, sağgörülü şeklinde açıklanmıştır.

Bu durumda, basiretli tacir gibi hareket, belediye şirketlerinin hem hukuki hem de ticari işlerinde göstermesi gereken dikkat, ihtimam, tedbir ve ölçülü hareketi ifade eder. Dolayısıyla belediye şirketlerinin, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli ve öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerekir.

O halde, tacir sıfatını haiz olan belediye şirketleri, tüm ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek, sağduyu sahibi olmak, ileriyi düşünmek, işlemlerini ona göre organize etmek ve şirket menfaatlerini her şeyin üzerinde tutmak zorundadır.

Bunun için de belediye şirketlerinin, devamlı olarak yaptığı işlere dair mevzuatı ve ticari hayatın gereklerini tacir olmayanlara göre daha iyi bilmesi ve daha tedbirli davranması gerekir. Ayrıca, söz konusu şirketlerin, ticari faaliyetlerinde piyasanın durumunu ve ekonomik çalkantıları hesaba katması ve yapacağı sözleşmelerin yerine getirilip getirilmeyeceğini önceden dikkate alması beklenir. Görüldüğü üzere, tacirlerden ve dolayısıyla belediye şirketlerinden beklenen özen, tacir olmayanlara nazaran ortalamanın üstündedir.

Yeri gelmişken ifade edelim ki, belediye şirketleri nezdinde Sayıştay tarafından yapılan denetimlerde, en çok eleştirilen hususların başında bu şirketlerin basiretli bir tacir gibi davranmaması gelmektedir.

Belediye şirketleri basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünden kurtulabilir mi?

Belediye şirketlerinin hukuki sorumluluktan kurtulabilmesi, ancak mücbir sebep veya beklenmeyen bir halin mevcudiyetine bağlıdır. Örneğin, bir sözleşmenin yapılması sırasında öngörülmesi mümkün olmayan bir halin daha sonra ortaya çıkması gibi. Bunun için ise belediye şirketinin bütün tedbirleri önceden almasına ve gerekli özen ve gayreti göstermesine rağmen, akdi yükümlülüğün önceden tahmin olunamayan olağanüstü olayların ortaya çıkmış olması sebebiyle yerine getirilemediği ortaya konulmalıdır.

Unutulmamalıdır ki şirketler, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü bilmediklerini ve iyi niyetli davrandıklarını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Dolayısıyla, kendisinden beklenen özen ve tedbiri göstermeyen belediye şirketlerinin her durumda ortaya çıkan zararı katlanması gerekir.

Güncel Yargıtay Kararları Işığında Basiretli Tacir Gibi Davranma Yükümlülüğü

Söz konusu yükümlülüğe ilişkin Yargıtay’ın güncel kararları incelendiğinde Yüksek Mahkeme;

 - Basiretli bir tacir olarak şirketin, ticari defter ve belgelerini işletme merkezinde muhafaza etmesi ve korunması için gerekli tedbirleri alması gerektiği, bu defterlerin mutad olarak bulunması gereken yer dışında tutulması ve muhafaza tedbirlerinin alınmaması halinde kusurlu davranmış olacağına (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2017/3973, K.2019/918),

 - Kablo alım-satımı işiyle de uğraşan şirketin, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği göz önüne alındığında, TSE markalı kabloları kimden satın aldığını ve TSE damgalı olup olmadığını bilebilecek durumda olması gerektiğine (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2018/2488, K.2019/3903),

 - Şirketin davalı bankadan çekin teslimini zamanaşımı süresinin dolmasından önce istediğine dair yazılı belge veya ihtarname örneği ibraz etmediği, bankanın talep edilmeksizin çeki iade yükümlülüğü bulunmadığı, davacı şirketin tacir olup basiretli bir tacir gibi davranmadığı, şirketin kendisinin dikkatsiz ve özensiz davranışının sonuçlarını bankaya yükletemeyeceğine (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2018/1596, K.2019/3468),

 - Davalı yüklenicinin, tacir sıfatıyla basiretli bir iş adamı olarak, iki parseldeki taşınmazı tevhit ederek inşaat yapabilmek için imar planıyla ilgili bir takım işlemlerin yapılması gerekeceğini ve bu durumun inşaat süresini etkileyeceğini önceden bilebilecek durumda olmasına karşın, inşaatı, sözleşme tarihinden itibaren 18 ay içinde bitirip teslim etmeyi kabul ettiği ve ayrıca bu konunun sözleşmede mücbir sebep olarak öngörülmediği, bu itibarla yüklenicinin elinde olmayan nedenlerle inşaatı süresinde bitiremediğine ilişkin savunmasının kabul edilemeyeceğine (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E:1993/4329, K:1994/3777),

 - Yapılan ihalede kendisine gönderilen teklif mektubundaki teknik şartnameyi okuyup kabul ettiğini ve buna uygun hareket edeceğini kabul eden tacirin, basiretli davranmakla yükümlü olmasından dolayı, sonradan ihaleye konu malın üretiminin imkansız olduğunu ileri sürmesinin kabul edilemeyeceğine (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E:2003/7812, K:2003/12369),

 - Kuzey Irak’taki durumun savaş hali, mücbir sebep veya beklenmeyen hal olarak değerlendirilmeyeceği, davacı taşıyanın basiretli bir tacirin göstermesi gerekli özeni 
göstererek, iç karışıklıklar, saldırı vb. tehlikelerin sıkça baş gösterdiği ülkelerde, bu türden tehlikelerle ilgili kesin önlemler almalarının zorunlu olduğuna (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2017/3617, K.2019/2297), karar vermiştir.

Söz konusu örnek kararlar doğrudan belediye şirketleri hakkında verilmemiş olsa da, diğer şirketlerle aynı yükümlülüğe tabi olmaları nedeniyle, bahsi geçen kararlar belediye şirketleri için geçerlidir.

Ayrıca, yukarıda verilen kararların neredeyse tamamı 2019 yılı içinde verilen kararlar olup, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne ilişkin Yargıtay tarafından verilen yüzlerce karar olduğunu ve mahkemelerin ticari davalarda bu yükümlülüğü göz önünde bulundurduğunu belirtelim.

Sonuç olarak;

- Belediye şirketleri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olmaları ve tacir sıfatını taşımaları nedeniyle, ticaretlerine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir tacir (iş adamı) gibi hareket etmekle yükümlüdür.

- Yüksek Yargının kararları dikkate alındığında belediye şirketlerinin, ticari işlemlerinin icrasında, mevzuat düzenlemelerini, ekonomik çalkantıları, ticari hayatın icap ve teamüllerini göz önünde bulundurması, vereceği kararlarda tedbirli, sağduyulu, dikkatli, bugünün ve geleceğin koşullarını gerçek ve ölçülü bir şekilde değerlendirmesi gerekir. Aksi takdirde, hukuki ve mali kayıplarla karşı karşıya kalabilir.

- Şirket yöneticileri de, belediye şirketlerinin basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu hiçbir zaman gözden ırak tutmamalı ve bu doğrultuda görev icra etmelidir. Zira şirket, uğradığı zararların tazmini için yöneticilerin hukuki sorumluluğuna gidebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa GÜNEŞ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sürekli İşçilere Tayin ve Becayiş Hakkı Verilmeli midir?