Belediye Şirketi Çalışanları Kamu Görevlisi Gibi Cezalandırılabilir mi?

Belediye şirketlerinde çalışan personel ve bu şirketlerin yöneticileri, sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilen suçlardan yargılanabilir mi ve bu suçlardan ceza alabilir mi?

Türk Ceza Kanununda bazı suçlar kamu görevlilerine özgülenmiştir. Bu suçlar, örnek olarak; zimmet, rüşvet, irtikâp, görevi kötüye kullanma, göreve ilişkin sırların açıklanması şeklinde sıralanabilir. Uygulamada anılan suçlar, memur suçları olarak adlandırılmaktadır. Belirtmek gerekir ki, kamu görevlileri için öngörülen suçlarda, hem ceza miktarı yüksek tutulmuş, hem de birçok göreve atanabilmek ya da seçilebilmek için bu suçların bazılarından hüküm giymemiş olmak şartı aranmıştır.

Bu arada, Ceza Kanunu uygulamasında “devlet memuru” ile “kamu görevlisi” terimleri birbirinden farklı kavramlardır. Her devlet memuru aynı zamanda kamu görevlisidir; ancak her kamu görevlisi devlet memuru olmayabilir.

Peki, yukarıda sayılan suçlardan kimler cezalandırılabilir?

Zimmet, irtikâp, görevi kötüye kullanma gibi suçlardan dolayı bir kimseye ceza verilebilmesi için failin, ya Ceza Kanununda yer alan kamu görevlisi tanımı içinde yer alması ya da kanunla kamu görevlisi gibi cezalandırılan kişilerden olması gerekmektedir.

Ceza Kanunu Uygulamasında Belediye Şirketi Personeli Kamu Görevlisi midir?

Türk Ceza Kanununda kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi olarak tanımlanmıştır.

Ceza hukuku bakımından, bir kimsenin kamu görevlisi olarak kabul edilebilmesi için bu kişinin çalıştığı kuruluşun kamusal faaliyet yürütmesi gerekmektedir. Kamusal faaliyet esasen, Anayasa ve kanunlarda belirlenmiş olan usullere göre verilmiş olan bir kararla, bir hizmetin kamu adına yürütülmesidir.

KİT’lerden farklı olarak belediye şirketleri, kanunla değil, kanunun verdiği yetkiye istinaden kurulmaktadır. Dolayısıyla, bu şirketler için özel bir kanun bulunmamaktadır. Belediye Kanununda belediye şirketlerinin ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre kurulacağı öngörülmüştür. İlgili mevzuattan kastedilen ise Türk Ticaret Kanunudur.

Bu halde, belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Belediyelerin kurdukları veya ortak oldukları şirketlere, kamu tüzel kişiliği kazandıran herhangi bir kanun hükmü bulunmadığı gibi, kamusal yetki ve ayrıcalıklar da tanınmamıştır. Dolayısıyla, söz konusu şirketler, kamu tüzel kişisi ya da kamu kurum veya kuruluşu olarak kabul edilemezler.

Belediye şirketlerinin sermayesinin %50’sinden fazlasına veya tamamına belediyelerin sahip olması veya yönetimlerinde belediye başkanı, meclis üyesi yahut belediyede görev yapan devlet memurlarının yer alması bu şirketlerin niteliğini değiştirmez. Ayrıca belirtmek gerekir ki, belediye şirketlerinde çalışanlar iş mevzuatı hükümlerine tabidir. Her ne kadar belediye şirketleri, belediyelerin görev ve hizmet alanlarında çalışmaktaysa da bu durum, anılan şirketlerin kamusal faaliyet yürüttükleri anlamına gelmez ve tacir sıfatına sahip özel hukuk hükümlerine tabi olma gerçeğini değiştirmez.

Dolayısıyla, belediye şirketlerinin yöneticileri ve çalışanları, ifa ettikleri görev dolayısıyla Türk Ceza Kanunu uygulamasında kamu görevlisi olarak kabul edilemezler.

Ancak ifade edelim ki, eski TCK’nın yürürlükte olduğu dönemde Yüksek Yargının verdiği farklı birkaç karar mevcuttur. Bununla birlikte, kamu görevlisi tanımının yeni TCK’da yeniden yapılmasına bağlı olarak yargısal değerlendirmeler de değişecektir.

Belediye Şirketi Çalışanları Kamu Görevlisi Gibi Cezalandırılabilir mi?

Bazı kurum ve kuruluş yöneticileri ve personeli, kamu görevlisi olmamakla birlikte, ilgili kanunlarında kamu görevlileri gibi cezalandırılması öngörülmüştür. Kamu görevlisi gibi cezalandırılma, ceza uygulamasında kamu görevlisi sayılmayan, bağlı olduğu özel kanundaki hüküm nedeniyle, ancak o kanunda gösterilen sınırlar içinde kalan eylemlerin Ceza Kanunundaki kamu görevlilerine özgü suçlardan cezalandırılmasıdır.

Örneğin, kooperatiflerde yönetim kurulu üyeleri ve personeli, suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları ile defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Aynı durum, ticaret ve sanayi odaları ile esnaf ve sanatkâr odalarının organ üyeleri ve personeli için de geçerlidir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

O halde, bir kimsenin, ceza uygulamasında kamu görevlisi sayılması veya kamu görevlisi gibi cezalandırılması için öncelikle bu hususta bir kanuni düzenlemenin bulunması şarttır. Konu, belediye şirketleri açısından ele alındığında ise herhangi bir kanunda belediye şirketlerinin yöneticisi ve personelinin kamu görevlisi gibi cezalandırılması öngörülmemiştir.

Dolayısıyla, bu şirketlerin çalışanlarının Ceza Kanununda yer alan zimmet, irtikâp, görevi kötüye kullanma gibi kamu görevlilerine özgü suçlardan dolayı yargılanmaları ve cezalandırılmaları mümkün değildir. Bu durumun tek istisnası ise rüşvet suçudur. Zira TCK’nın 252. maddesinin sekizinci fıkrasında, rüşvet suçunun kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. Buna bağlı olarak, bir kamu kurumu olan belediyelerin kurduğu ya da sonradan ortak olduğu şirketlerde de rüşvet suçu işlenebilir.

Sonuç olarak;

- Belediye şirketleri, özel hukuk hükümlerine tabi sermaye şirketleridir. Bu şirketler, kamu tüzel kişiliğine sahip değildir ve kamu kurumu olarak nitelendirilemez.

- Belediye şirketlerinin faaliyetleri, kamusal faaliyet olarak kabul edilmediğinden, söz konusu şirketlerin yöneticileri ve çalışanları, ifa ettikleri görev dolayısıyla Türk Ceza Kanunu uygulamasında kamu görevlisi değildir.

- Herhangi bir kanuni düzenlemede, belediye şirketlerinin yönetici ve personelinin kamu görevlisi gibi cezalandırılması öngörülmediğinden bu kişiler, Ceza Kanununda yer alan zimmet, irtikâp, görevi kötüye kullanma gibi kamu görevlilerine özgü suçlardan cezalandırılamaz. Ancak, bunların belediye şirketiyle ilgili bir suç işlemesi halinde cezalandırma genel hükümlere (herkesin tabi olduğu kurallara) göre yapılır.

- Söz konusu uygulamanın tek istisnası, Ceza Kanununda yer alan özel hüküm gereğince rüşvet suçudur. Dolayısıyla, belediye şirketlerinin çalışanları, rüşvet alan olarak bu suçtan yargılanabilir ve ceza alabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa GÜNEŞ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sürekli İşçilere Tayin ve Becayiş Hakkı Verilmeli midir?