Belediye Personeli ve Yöneticileri Birden Fazla Yerden Huzur Hakkı Alabilir mi?  

Belediye çalışanları ve yöneticileri, yürüttükleri birden fazla ek görev için her birinden ayrı ayrı huzur hakkı alabilir mi? Mevzuatta bu hususta yer alan sınırlamalar nelerdir?

Belediyelerde, seçimle işbaşına gelenler (belediye başkanı, meclis üyeleri ve encümenin seçilmiş üyeleri) ile atanmış olarak görev yapanlar (memurlar ve diğer kamu görevlileri), asli görevleri dışında yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda ek görev icra edebilmektedir. Belediyelerde ek görev deyince akla ilk gelen ise “belediye şirketleri” olmaktadır.

Kamu görevlilerinin ifa ettikleri birden çok ek görev için değişik adlar altında ücret alması ve ek görevler dolayısıyla alınan ücretlerde herhangi bir sınırlama bulunmaması, bu konuda bir düzenleme yapılmasını gerekli kılmıştır.

Buradan hareketle, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12. maddesinde, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden, kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, anılan hükümle ilgili olarak adı geçen Bakanlık tarafından 162 sayılı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği çıkartılmıştır.

Önemle belirtmek gerekir ki, bahsi geçen düzenlemeler, gerek belediyelerde gerekse diğer kurum ve kuruluşlarda görev yapan personelin yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu, komisyon, heyet, komite üyeliği gibi birden fazla görevi aynı anda yürütebilmesini yasaklamamaktadır. Söz konusu düzenlemenin amacı ise aynı kişinin birden fazla ek görev alması halinde bunların her birinden ayrı ayrı ücret almayıp, sadece birinin karşılığında ücret almasını sağlamaktır.

Belediyelerde Görev Yapan Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Açısından Konunun Değerlendirilmesi

631 sayılı KHK uyarınca, belediyede görevli memurlar ve diğer kamu görevlilerinin uhdelerinde birden fazla ek görev bulunabilir, ancak bunlar sadece bir görev için huzur hakkı alabilir. Dolayısıyla, bir belediye çalışanı, birden fazla belediye şirketinde yönetim organı üyeliği görevini yürütebilmekle birlikte, bunlardan ancak birinden ücret alma hakkına sahiptir.

Bunun yanında, yine bir belediye çalışanının hem belediye şirketinde yönetim organı üyesi olduğunu, hem de belediyenin görev alanı kapsamında başka bir ek görevinin bulunduğunu varsayalım. Örneğin, bir belediye personeli, aynı anda belediye şirketinde yönetim kurulu üyesi olmasının yanında, organize sanayi bölgesinde müteşebbis heyet üyeliği görevini de yürütsün. Birden fazla ücretli ek görev ifa eden söz konusu personelin, anılan KHK’ya göre her görev için ayrı ayrı huzur hakkı/ücret alması yasaktır.

Böyle bir durumda yapılması gereken ise ilgili personelin, bu görevlerin hangisinden ücret alacağını tercih etmesi, belediyenin personel birimi ile görev yaptığı birime 10 gün içerisinde bu konuda bildirimde bulunması ve bu ödemelerden sadece birini almasıdır. Doğal olarak söz konusu personel, hangi görevin huzur hakkı yüksekse onu almayı tercih edecektir.   

Öte yandan, unutulmamalıdır ki, 162 sayılı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği gereğince, yönetim organı üyeliği karşılığında ödemede bulunacak belediye şirketinin, ödeme yapılmadan önce ilgiliden, başka bir görev dolayısıyla kendisine herhangi bir huzur hakkı, ücret ve benzeri adlar altında ödeme yapılmadığına dair yazılı beyan alması, bu beyanı vermeyenlere ödeme yapmaması gerekmektedir.

Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri ve Encümen Üyeleri Açısından Konunun Değerlendirilmesi

Belediye başkanları ile meclis ve encümen üyeleri, ifa ettikleri asli görevlerinin yanında, belediye şirketlerinde yönetim organı üyesi olabildiği gibi, bu görevin dışında başka teşekküllerde yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve/veya komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alabilmektedir.

Bilindiği üzere, 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belediye meclis üyelerine huzur hakkı ödemesi yapılmakta ve belediye encümen üyelerine de ödenek verilmektedir. Ancak, belediye başkanı ile meclis ve encümen üyelerinin ek görev yürütmesi halinde bunlara huzur hakkı/ücret ödenip ödenmeyeceği hususunda uygulamada tereddütler yaşanmaktadır. Örneğin;

-          Belediye başkanı, meclis ve encümen üyeleri, hem bu görevlerinden dolayı huzur hakkı/ödenek, hem de yönetim organı üyesi olduğu belediye şirketinden huzur hakkı alabilir mi?

-          Birden fazla belediye şirketinde görevli olan belediye başkanı ile meclis ve encümen üyelerine her şirketteki görevinden dolayı ayrı ayrı huzur hakkı ödemesi yapılabilir mi?

-          Bir belediye şirketinde görevli olunmakla birlikte, bunun dışında ayrıca başka bir teşekkülde yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyesi veya komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alındığı takdirde her görev karşılığında huzur hakkı/ücret ödenebilir mi?

Yukarıda yer verilen sorular esasen İçişleri Bakanlığına Maliye Bakanlığınca verilen 08.08.2012 tarihli görüş yazısıyla cevaplanmıştır. Bu hususta Bakanlığın en temel yaklaşımı, yürütülen görevin seçimle gelinen bir görev olup olmadığıdır. Eğer ki, birden fazla ek görev ifa eden kimse seçimle iş başına gelmişse, hem bu görevler için huzur hakkı/ödenek alabilir, hem de yürüttüğü ek görevin sayısı kaç tane olursa olsun her biri için ayrı ayrı huzur hakkı alabilir. O halde, belediye başkanları, meclis üyeleri ve encümenin seçilmiş üyeleri, 631 sayılı KHK’daki kısıtlamalara tabi değildir. Başka bir ifadeyle, belediye başkanları, meclis üyeleri ve encümenin seçilmiş üyelerinin, seçimle göreve gelmiş olmalarından dolayı, bu görevlerinin karşılığında huzur hakkı/ödenek alabilmesinin yanında, yürüttükleri ek görevlerin her biri için ayrı ayrı olmak üzere huzur hakkı alması mümkündür.

Ancak, mevzuat açısından belediye başkanının, meclis üyelerinin ve encümenin seçilmiş üyelerinin birden fazla yerden huzur hakkı almasında bir sakınca olmamakla birlikte, kamuoyu baskısı ve belediye şirketlerinin hep gündemde olması nedeniyle, belediye yöneticileri genel itibariyle sadece bir yerden huzur hakkı almayı tercih etmektedir.

Diğer taraftan, yeri gelmişken belirtelim ki, bahsi geçen görüş yazısında, seçilmişlerden farklı olarak vali, vali yardımcısı ve kaymakamların, ifa ettikleri meclis, encümen, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlardaki görevler için her birinden ayrı ayrı değil, sadece birinden huzur hakkı alabileceği vurgulanmıştır.

Belediye Encümenindeki Atanmış Üyelerin Durumu

Yukarıda yer verilen Hazine ve Maliye Bakanlığının görüş yazısında, belediye encümeninde üye olan memurların durumu, seçilmiş üyelerden ayrı olarak ele alınmıştır. Buna göre söz konusu memurlar, encümen üyeliği yanında belediye şirketinde yönetim kurulu üyeliği görevini de yürütüyorsa, bu görevlerden sadece biri için huzur hakkı alabilecektir. İlgili memurun hangi ek görevinden dolayı huzur hakkı alacağı hususunda tercihte bulunması gerekmektedir. Bu durumda örneğin, encümende görev yapan mali hizmetler birim amirine, hem encümen ödeneği hem de belediye şirketinden huzur hakkı ödemesi eş zamanlı yapılamayacaktır.

Durum böyle olmakla birlikte bahsi geçen hususta Sayıştay, Hazine ve Maliye Bakanlığıyla aynı görüşte değildir. Nitekim Sayıştay kararlarında, encümenin atanmış memur üyeleri için bu görevin gönüllülük esasına dayanmadığına ve zorunlu olarak ifa edildiğine, dolayısıyla anılan görev ile ek görevin birbirinden farklı olduğuna ve buna bağlı olarak yürütülen her iki görev için de ücret ödenebileceği belirtilmiştir (Sayıştay 7. Dairesinin 26.01.2017 tarihli ve 176/164 sayılı kararı).

Mahalli İdare Birlikleri Açısından İstisna

Kamu kurum ve kuruluşlarında ve dolayısıyla belediyelerde çalışan memurlar, Belediye Kanununda belirtilen esas ve usullere göre mahalli idare birliği genel sekreteri veya diğer üst yönetici kadrolarında görevlendirilebilir. Bu tür görevlendirmelerde ilgili personel, hem söz konusu görev karşılığında ek ödeme alabilir, hem de varsa belediye şirketinden yönetim organı üyeliği için huzur hakkı alabilir. Başka bir deyişle, söz konusu ödemeler, 631 sayılı KHK’daki kısıtlamalara tabi değildir.

Sonuç olarak;

- 631 sayılı KHK uyarınca, belediyelerde görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlilerinden, asli görevleri dışında, belediye şirketlerinde veya başka teşekküllerde yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu, komisyon, heyet veya komitelerde görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerin sadece biri için huzur hakkı/ücret ödemesi yapılabilir.

- Ancak, seçimle göreve gelmiş olan belediye başkanı, belediye meclisi üyeleri, encümenin seçilmiş üyeleri, söz konusu KHK’daki sınırlamaya tabi değildir. Dolayısıyla, anılan kişiler, belediye şirketlerinde veya başka teşekküllerde birden fazla ek görev yürüttükleri takdirde, yasal olarak her bir görev karşılığında birden fazla huzur hakkı alabilir.

- Bu çalışmada belirtilen hususlar, il özel idarelerinde çalışan personel ile il genel meclisi ve il encümeninin seçilmiş üyeleri için de geçerlidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa GÜNEŞ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kamu İşçileri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kamu İşçileri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kamu İşçileri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kamu İşçileri değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sürekli İşçilere Tayin ve Becayiş Hakkı Verilmeli midir?